Türkiye Suistimal Araştırması 2026: Şirketlerin %85’i Son İki Yılda Suistimal Vakasıyla Karşılaştı

İzmir Merkezli 6 İlde Eş Zamanlı FETÖ/PDY Operasyonu: 14 Şüpheli Gözaltında introhaber terör örgütü

Türkiye Suistimal Araştırması 2026: Şirketlerin %85’i Son İki Yılda Suistimal Vakasıyla Karşılaştı

 

PwC Türkiye ve Etik ve İtibar Derneği (TEİD) iş birliğiyle hazırlanan Türkiye Suistimal Araştırması 2026 yayımlandı. Araştırma, suistimalin şirketler için istisnai bir olay olmaktan çıktığını; erken tespit, güçlü kontrol ortamı ve güven kültürüyle düzenli yönetilmesi gereken temel bir kurumsal risk alanı haline geldiğini ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin %85’i son iki yıl içinde en az bir suistimal vakasıyla karşılaştı. Katılımcı şirketlerin yaklaşık %40’ında suistimal kaynaklı yıllık kayıp 5 milyon TL’nin üzerinde gerçekleşirken, şirketlerin %16’sında toplam kayıp 25 milyon TL’yi aştı. Her iki suistimal vakasından biri ise bir yıldan fazla sürede tespit edilebiliyor ya da tespit süresi bilinmiyor.

PwC Türkiye Finansal Suçlar, Suistimal ve Uyum Riskleri Danışmanlığı Lideri Dr. Gökhan Yılmaz, araştırma sonuçlarının şirketler açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Türkiye Suistimal Araştırması 2026’nın ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri, suistimalin artık şirketler için istisnai bir olay olarak görülmemesi gerektiğidir. Bulgular, şirketler arasındaki temel farkın suistimalle karşılaşıp karşılaşmamakta değil, bu riski ne kadar erken fark edip ne kadar sistematik şekilde yönetebildiklerinde ortaya çıktığını gösteriyor.
Araştırma aynı zamanda şirket ölçeği büyüdükçe kayıp tutarlarının da farklılaştığını ortaya koyuyor. Özellikle çalışan sayısı fazla olan büyük organizasyonlarda daha yüksek tutarlı kayıpların görünür hale gelmesi, kontrol ortamının şirket büyüklüğüyle birlikte aynı hızda güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Büyük organizasyonlarda işlem hacmi, yetki katmanları ve üçüncü taraf temasları arttıkça suistimalin finansal etkisi de büyüyebiliyor.

Etik ihbar hatlarına duyulan güven ile erken tespit arasındaki ilişki de dikkat çekici. Etik hattının etkin işlediğine inanan şirketlerde vakaların çok büyük bölümü ilk 12 ay içinde tespit ediliyor. Bu bize, suistimalle mücadelede yalnızca politika, prosedür ve teknolojiye değil; çalışanların konuşabildiği, bildirim yaptığında bunun dikkate alınacağına inandığı bir güven kültürüne ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, yönetim kaynaklı vakalarda yüksek tutarlı kayıp riskinin belirgin biçimde artması. Yetki ve erişim seviyesi yükseldikçe suistimalin finansal etkisi de büyüyebiliyor. Bu nedenle şirketlerin kontrol mekanizmalarını yalnızca operasyonel seviyede değil, yönetim ve karar alma süreçlerini de kapsayacak şekilde tasarlaması gerekiyor.

Zarar ortaya çıktıktan sonra geri kazanım çoğu zaman sınırlı kalıyor. Bu nedenle şirketler için öncelik yalnızca olay gerçekleştikten sonra müdahale etmek değil; riskleri görünür hale getiren, erken uyarı sağlayan ve suistimali mümkün olduğunca gerçekleşmeden önlemeye odaklanan yapılar kurmak olmalı. Güçlü etik kültürü, bağımsız iç denetim, güvenilir ihbar mekanizmaları, düzenli risk değerlendirmesi ve veri analitiği artık suistimalle mücadelede tamamlayıcı değil, temel unsurlar haline geldi.”

Araştırmadan öne çıkan sonuçlar:

Türkiye Suistimal Araştırması 2026, suistimalin hem görülme sıklığı hem de finansal etkisi bakımından şirketler için yüksek öncelikli bir risk alanı olduğunu gösteriyor:
Şirketlerin %85’i son iki yılda en az bir suistimal vakasıyla karşılaştı.
Tipik bir şirkette medyan 3 suistimal vakası meydana gelirken, şirket büyüdükçe bu sayı artıyor.
Vakaların %64’ünde suistimaller çalışan kaynaklı olurken, bunu %15 ile yönetim, %10 ile müşteriler izliyor.
Katılımcı şirketlerin yaklaşık %40’ında suistimal kaynaklı yıllık kayıp 5 milyon TL’nin üzerinde gerçekleşti. Şirketlerin %16’sında toplam kayıp 25 milyon TL’yi aştı.
Her iki suistimal vakasından biri bir yıldan fazla sürüyor.
Etik hattının etkin işlediğine inanan şirketlerde vakaların %73,6’sı ilk 12 ay içinde tespit ediliyor.
Yönetim kaynaklı vakalarda 25 milyon TL üzeri kayıp oranı %33,3 seviyesine ulaşırken, çalışan kaynaklı suistimallerde bu oran %7,8 seviyesinde kalıyor.
Suistimal kaynaklı kayıpların olay sonrasında geri kazanımı sınırlı kalıyor; şirketler kayıpların ortalama yalnızca %20’sini geri alabiliyor.
Düzenli suistimal risk değerlendirmesi yapan şirket oranı %35 seviyesinde bulunuyor.
Riskin özellikle satın alma, satış, operasyon, depo/stok, finans ve muhasebe gibi işlem yoğun alanlarda yoğunlaştığı görülüyor.

Şirket büyüdükçe kontrol yapısının da güçlenmesi gerekiyor
Araştırma sonuçları, suistimalin finansal etkisinin şirketin ölçeği, işlem hacmi ve organizasyonel karmaşıklığıyla yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Halka açık şirketlerde yüksek tutarlı suistimallerin daha yoğun gözlemlenmesi; bu şirketlerdeki operasyonel karmaşıklık, raporlama yükümlülükleri ve çok katmanlı karar süreçlerinin risk görünürlüğünü artırdığını ortaya koyuyor.
Çalışan sayısı arttıkça kayıp tutarlarında da belirgin bir değişim görülüyor. Küçük ve orta ölçekli şirketlerde suistimal kaynaklı kayıplar genelde düşük tutarlı bantlarda yoğunlaşırken, büyük organizasyonlarda 5 milyon TL üzeri kayıp kategorileri daha görünür hale geliyor. Bu tablo, şirketlerin büyüdükçe kontrol tasarımını, onay mekanizmalarını, veri analitiğini ve sürekli izleme sistemlerini aynı ölçüde güçlendirmesi gerektiğine işaret ediyor.

Etik hatta güven, erken tespitte belirleyici
Araştırma sonuçları, etik ihbar hatlarının yalnızca bir bildirim kanalı değil, erken tespit açısından kritik bir risk yönetimi aracı olduğunu gösteriyor. Tespit edilen vakaların yaklaşık dörtte biri etik hat üzerinden geliyor. Etik hattının etkin işlediğine kesinlikle inanan şirketlerde vakaların %73,6’sı ilk 12 ay içinde tespit edilirken, güven düzeyi azaldıkça erken tespit oranı belirgin şekilde düşüyor.
Bu sonuç, suistimalle mücadelede teknik kontrol mekanizmalarının yanında güven kültürünün de belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Çalışanların güvenli, anonim ve sonuç doğuracağına inandıkları kanallar üzerinden bildirim yapabilmesi, suistimalin daha erken fark edilmesini sağlıyor.

 

Yönetim kaynaklı vakalarda finansal etki daha yüksek

Araştırma, suistimalin kim tarafından gerçekleştirildiğinin kayıp tutarı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu gösteriyor. Yönetim kaynaklı vakalarda 25 milyon TL üzeri kayıp oranı %33,3 seviyesine ulaşırken, çalışan kaynaklı suistimallerde bu oran %7,8 seviyesinde kalıyor.
Bu bulgu, yetki, erişim ve karar alma gücü arttıkça suistimalin finansal etkisinin de büyüyebildiğini gösteriyor. Bu nedenle şirketlerin yalnızca operasyonel kontrolleri değil, yönetim seviyesindeki onay, gözetim, çıkar çatışması ve yetki mekanizmalarını da güçlendirmesi gerekiyor.

 

Risk, işlem yoğun süreçlerde yoğunlaşıyor

Araştırmaya göre suistimal riski özellikle satın alma, satış, operasyon, depo/stok, finans ve muhasebe gibi işlem yoğun, onay mekanizmalarına açık ve üçüncü taraf temasının yüksek olduğu alanlarda yoğunlaşıyor. Bu alanlar, hem finansal akışların yoğun olması hem de tedarikçi, müşteri ve aracı ilişkilerinin fazlalığı nedeniyle daha yüksek risk barındırıyor.
Bu tablo, şirketlerin genel etik politika ve prosedürlerin ötesine geçerek süreç bazlı kontroller, görevler ayrılığı, düzenli risk değerlendirmesi, veri analitiği ve sürekli izleme mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor.

 

Şirketlerin öncelikli aksiyon alanları

Araştırma, şirketlerin suistimal riskini daha etkin yönetebilmesi için şu alanlara odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor:
Suistimal risk değerlendirmelerinin düzenli ve metodolojik şekilde yürütülmesi.
Etik ihbar hatlarında güven, anonimlik ve geri bildirim algısının güçlendirilmesi.
İç denetim fonksiyonunun icradan bağımsız şekilde konumlandırılması.
Satın alma, satış, operasyon, depo/stok, finans ve muhasebe süreçlerinde görevler ayrılığı ve onay kontrollerinin güçlendirilmesi.
Yönetim seviyesindeki yetki, çıkar çatışması ve onay mekanizmalarının düzenli gözden geçirilmesi.
Büyük ölçekli şirketlerde veri analitiği, sürekli izleme ve otomatik uyarı mekanizmalarının yaygınlaştırılması.
Üçüncü taraf risk yönetimi uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi.
Türkiye Suistimal Araştırması 2026,PwC Türkiye ve TEİD iş birliğiyle hazırlanmış olup, kurumların suistimal risklerine ilişkin farkındalıklarını artırmayı, iyi uygulamaları görünür kılmayı ve daha etkin risk yönetimi mekanizmalarının geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Genel

İZMİR’DE “GÖNÜL SOFRASI” BULUŞMASI: 167. RANDEVUDA İŞ, SANAT VE SİYASET DÜNYASI BİR ARADA

İZMİR’DE “GÖNÜL SOFRASI” BULUŞMASI: 167. RANDEVUDA İŞ, SANAT VE SİYASET DÜNYASI BİR ARADA İzmir’in köklü geleneklerinden biri haline gelen ve kentin farklı dinamiklerini aynı masa etrafında buluşturan “Gönül Sofrası”, 167. kez kapılarını açtı. Kentin iş, sanat, akademi, basın ve siyaset dünyasından önemli isimlerin katıldığı anlamlı buluşma, sadece bir akşam yemeği 🟦
Genel

İzmir 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’ne Hazır

İzmir 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’ne Hazır   15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla İzmir’de düzenlenecek anma etkinliklerinin hazırlıkları tamamlandı. İzmir Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilecek program kapsamında; şehit ve gazi ailelerine yönelik ziyaretlerden mevlid-i şeriflere, sergilerden kültürel etkinliklere kadar birçok organizasyon gerçekleştirilecek. Fetullahçı Terör Örgütü 🟦
Ekonomi

Türkiye dahil 9 ülkeden tarihi adım: 100 milyar sterlinlik banka kuruluyor

Türkiye dahil 9 ülkeden tarihi adım: 100 milyar sterlinlik banka kuruluyor Ankara’daki NATO zirvesinde 9 ülke, savunma projelerine daha uygun finansman sağlayacak ortak bir banka kurulması için ilk adımı attı. Türkiye’nin de yer aldığı girişimle savunmaya 100 milyar sterline kadar kaynak sağlanması hedefleniyor. Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinde savunma alanında dikkat 🟦
Ekonomi

AK Partili Hüseyin Oygur’un Emeklilik Sevinci: Neşesini Bucalı Muhtarlarla Paylaştı

AK Partili Hüseyin Oygur’un Emeklilik Sevinci: Neşesini Bucalı Muhtarlarla Paylaştı Hüseyin Oygur: “Muhtarlarımızla Omuz Omuza Olmaya Devam Edeceğiz” Buca Belediye Meclisi AK Parti Meclis Üyesi Hüseyin Oygur, iş hayatındaki uzun çalışma yıllarının ardından elde ettiği emeklilik hakkının sevincini, Buca’nın mahalle muhtarlarıyla düzenlediği anlamlı bir etkinlikte paylaştı. Buca siyasetinin ve yerel 🟦
Birlik Sağlık Sen’den “Memurun ve Emeklinin Ruhuna Fatiha” Eylemi: "Memuru Öldürdünüz, Helvası Afiyet Olsun!"
Ekonomi

Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol’dan Sert Tepki: “Memur Yoksul, Emekli ve Asgari Ücretli Aç!”

  Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol’dan Sert Tepki: “Memur Yoksul, Emekli ve Asgari Ücretli Aç!”   Ahmet Doğruyol: “Temmuz Zammı Cebe Girmeden Eridi, Memur Her Ay Kayıp Yaşıyor “Memur Maaş Zammına Sert Eleştiri: “Aynı Tas, Aynı Hamam; Değişen Hiçbir Şey Yok” Birlik Sağlık-Sen: “Enflasyon Memurun Maaşını İlk Ayda Eritiyor” 🟦
Ekonomi

EİB’DE İHRACAT REKORU 19 MİLYAR DOLARI AŞACAK

EİB’nin yıllık ihracatı 19 milyar dolara ulaştı EİB haziran ayında ihracatta tarihi rekor kırdı EİB’DE İHRACAT REKORU 19 MİLYAR DOLARI AŞACAK Ege İhracatçı Birlikleri son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 3’lük artışla 19 milyar dolar seviyesine taşıdı. EİB 4 yıldır 18,5 milyar dolar seviyesine takılıp kalan ihracatında 19 milyar dolara 🟦
Ekonomi

EİB’den Rekor İhracat Açıklaması! Haziran Ayında Tarihin En Yüksek Seviyesi

Ege İhracatçı Birlikleri Rekor Kırdı! Muhammet Öztürk’ten İhracat, Döviz Kuru ve Destek Çağrısı Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026’nın ilk 6 aylık ihracat verilerini açıkladı. Rekor ihracat, 19 milyar dolar hedefi, döviz kuru uyarısı ve ihracatçıların destek talepleri öne çıktı EİB’den Rekor İhracat Açıklaması! Haziran Ayında Tarihin En 🟦
Ekonomi

Saya Holding, Klaros kazılarına desteğini sürdürüyor

Saya Holding, Klaros kazılarına desteğini sürdürüyor Saya Holding’in, İzmir’in Menderes ilçesinde bulunan ve geçmişi MÖ 13. yüzyıla uzanan Klaros Antik Kazı Alanı için üstlendiği ana sponsorluk sözleşmesi yenilendi. Antik dünyanın en önemli kehanet merkezlerinden biri olan Klaros’ta yürütülen kazı ve araştırma çalışmaları, Saya Holding’in desteğiyle yeni dönemde de devam edecek. 🟦
Government

İzmir’de 15 Temmuz Hazırlıkları Başladı: 500’ü Aşkın STK Demokrasi ve Millî Birlik Günü İçin Bir Araya Geliyor

İzmir’de 15 Temmuz Hazırlıkları Başladı: 500’ü Aşkın STK Demokrasi ve Millî Birlik Günü İçin Bir Araya Geliyor İzmir’de 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü anma programı hazırlıkları hız kazandı. Valilik koordinasyonunda düzenlenen toplantıda, kamu kurumları ve 500’ü aşkın sivil toplum kuruluşunu temsil eden paydaşlar etkinlik programını ortak akılla değerlendirdi. 🟦
Government

İzmir’de Askeri Öğreciler Rahatsızlanarak  Hastanelere Başvurduğu öğrenildi

İzmir’de Askeri Öğreciler Rahatsızlanarak  Hastanelere Başvurduğu öğrenildi İzmir Gaziemir’de görev yaptığı bildirilen askeri öğrencilerin, rahatsızlanarak farklı yerlerindeki yakın  hastanelere başvurduğu iddia edildi. Edinilen bilgilere göre; İzmir Gaziemir’de görev yaptığı bildirilen askeri öğrencilerin, rahatsızlanarak şehrin  farklı Hastanelerine başvurduğu iddia edildi. BSHA ‘nın haberine göre; Gaziemir’de çok sayıda askeri öğrencinin, kusma ve 🟦

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın