Lohusa kadının yalnız bırakılmaması önemli! 

Lohusa kadının yalnız bırakılmaması önemli!

 

Doğum sonrası dönemin, anneler için hem fiziksel hem de ruhsal açıdan hassas bir süreç olarak öne çıktığını belirten uzmanlar, özellikle annenin yalnız bırakılmamasının depresyon ve psikoz riskine karşı koruyucu olduğunu söylüyor.

 

Eş ve aile desteğinin annenin bu döneme uyum sağlamasında önemli rol oynadığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, “Annenin çocukla ilgili endişeleri konusunda hiç ikna edilemez hale gelmesi, bebekle ilgili sıra dışı düşünceler geliştirmesi halinde dikkatli olunmalı. Özellikle gerçek dışı veya olağan dışı durumlardan bahsetmeye başlayan annelerin mutlaka hastaneye götürülmesi gerekir.” dedi. Halk arasında ‘al basması’ veya ‘al karası’ olarak bilinen inanışın postpartum psikozun kültürel bir karşılığı olabileceğini aktaran Prof. Dr. Beştepe, geleneksel olarak lohusaların yalnız bırakılmamasının ruhsal açıdan koruyucu bir yaklaşım olduğunu vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, doğum sonrası depresyon ve postpartum psikozun risk faktörleri, belirtileri ve tedavisinin yanı sıra lohusa dönemde anneye verilen aile desteğinin koruyucu rolü hakkında açıklamalarda bulundu.

Lohusa kadının yalnız bırakılmaması önemli!

Kültürümüzde lohusa kadının özellikle ilk günlerde yalnız bırakılmamasının gerçekten önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, “İlk dönemde kadın kendini çok yalnız hissederse depresyona, hatta psikoza girme riski artar.” dedi.

Bu süreçte mutlaka yanında yardımcı birilerinin bulunması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Beştepe, “Annenin bebeğin ilk bakımında yalnız kalmadığını hissetmesi gerekir. Emzirmenin öğretilmesi, çocuğun beslenmesi, altının değiştirilmesi ve huyuna alışılması önemlidir. Zira her çocuk birbirinin aynısı olmaz, bazı çocuklar biraz daha huzursuz olabilir. Buna alışma sürecinde yanında yardımcı birilerinin bulunması her zaman çok değerlidir. Bunu kültürümüzün iyi alışkanlıklarından biri olarak değerlendiriyorum; çünkü oldukça koruyucudur. Zaten kültürümüzde bilindiği üzere ‘kırkı çıkarmak’ geleneği vardır. Çocuk kırkı çıkana kadar genellikle evden pek çıkarılmaz. Anne, anneanne, babaanne gibi kadın yakınları başta olmak üzere destek olurlar. Bu çok önemli bir destektir.” şeklinde konuştu.

Babanın desteği, önemli bir koruyucu rol oynuyor!

Doğum sonrası dönemde babanın desteğinin de önemli bir koruyucu faktör olduğunu ifade eden Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, “Çocuk yalnızca annenin değil, ailenin çocuğudur. Babanın da anne kadar sürece yakın olması gerekir.” dedi.

Kadının eşinden destek görmesinin, anlaşıldığını hissetmesinin ve yalnız bırakılmamasının depresyon açısından koruyucu olduğunu aktaran Prof. Dr. Beştepe, “Bu desteklerin mevcut olması halinde kadının postpartum depresyona girme ihtimali oldukça azalır.” ifadelerini kullandı.

Olağan dışı durumlardan bahsetmeye başlayan annelerin hastaneye götürülmesi gerekir!

Doğum sonrası bazı belirtilerin acil yardım gerektirdiğine işaret eden Prof. Dr. Beştepe, şunları söyledi:

“Annenin yoğun uykusuzluk çekmeye başlaması, çocukla ilgili endişeleri konusunda hiç ikna edilemez hale gelmesi, örneğin çocuğunu besleyemediğine kesin olarak inanması, sürekli ve durdurulamaz biçimde ağlaması, iştahının kesilmesi, bebekle ilgili sıra dışı düşünceler geliştirmesi ve duygu değişimlerinin çok fazla olması halinde dikkatli olunmalı. Özellikle gerçek dışı veya olağan dışı durumlardan bahsetmeye başlayan annelerin mutlaka hastaneye götürülmesi gerekir.”

Annenin yükü tek başına üstlenmesi doğum sonrası depresyon riskini artırıyor!

Doğum sonrası depresyonu etkileyen birçok faktör olduğuna değinen Prof. Dr. Beştepe, “Bunların en önemlilerinden biri annenin bebeği isteyip istemediği ve bebeğin planlı olup olmadığıdır. Anne yaşının küçük veya çok ileri yaşta olması da etkileyen faktörler arasında yer alır. Bu durumlarda kişiler çok stresli olabilir.” dedi.

Düşük sosyoekonomik düzey ve sosyal destek yetersizliğinin doğum sonrası depresyon olasılığını artırdığını kaydeden Prof. Dr. Beştepe, baba desteğinin olmaması, annenin her şeye tek başına yetişmeye çalışması ve bekar annelerde doğum sonrası depresyonun daha sık görüldüğünü belirtti.

Postpartum psikoz, bebeğe ve anneye zarar verme riski taşıyan ağır bir tablo!

Postpartum psikozun postpartum depresyondan oldukça farklı ve çok daha ağır bir tablo olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, “Bunu kişinin gerçeklikle olan bağının bütünüyle kopması olarak tanımlayabiliriz. Genellikle duygudurum bozuklukları zemininde gelişir, depresyon, mani veya doğrudan bir psikoz tablosunun başlangıcı olabilir.” dedi.

Postpartum psikozun en temel ayırt edici özelliğinin gerçeklik algısının tamamen yitirilmesi ve sanrı ile varsanımların eşlik etmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Engin Beştepe, şöyle devam etti:

“Kişinin gerçekte olmayan görüntüler görebilir, sesler duyabilir ve bu algıların doğrultusunda hareket edebilir. Çoğunlukla bebeğe ve kendine zarar verme düşünceleri de eşlik edebilir ki bu tablonun en kritik özelliğidir.

Bu durumda mutlaka yatarak tedavi uygulanması gerekir; ayakta tedavi uygulanamaz. Annenin içinde bulunduğu klinik durum nedeniyle güvenlik gerekçesiyle bebekten geçici olarak ayrılması gerekir. Postpartum psikoz oldukça ağır bir tablodur ancak depresyona kıyasla daha nadir görülür.”

‘Al karası’, postpartum psikozun geleneksel kültürümüzdeki karşılığı!

Halk arasında ‘al basması’ veya ‘al karası’ olarak anlatılan durumların postpartum psikozla ilişkili olabileceğine işaret eden Prof. Dr. Beştepe, “Bu inanış postpartum psikozun geleneksel kültürümüzdeki karşılığıdır.” dedi.

Bu anlamda sağduyulu bir kültürel geleneğe sahip olduğumuzu düşündüğünü ifade eden Prof. Dr. Beştepe, “Kırkı çıkmamış lohusaların yalnız bırakılmaması hem depresyon hem de al basması riskine karşı koruyucudur. Eski kadınlar ve ebeler bu durumun farkında olarak tedbirli yaklaşıyor.” Diyerek sözlerini tamamladı.

Eğitim

BİLİMFEST İZMİR 2026, 28 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

İzmir Bilimle Buluşuyor: Bilimfest İzmir 2026, Herkesi Bilimin Parçası Olmaya Davet Ediyor BİLİMFEST İZMİR 2026, 28 EYLÜL’DE BAŞLIYOR İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü AR-GE koordinasyonunda gerçekleştirilecek TÜBİTAK 4007 Bilimfest İzmir; çocuklardan gençlere, öğretmenlerden ailelere, bilime ilgi duyan her yaştan vatandaşa kapılarını açıyor. 80’den fazla bilim atölyesi ve 50 bin doğrudan 🟦
Genel

İzmir’in Kurtuluşun 104’üncü yılı 9 Eylül Resepsiyonu ile başladı, Fener alayı ile sona erecek

  İzmir’in Kurtuluşun 104’üncü yılı 9 Eylül Resepsiyonu ile başladı, Fener alayı ile sona erecek   Tugay, “104 yıllık mirasa çalışarak sahip çıkacağız” 9 Eylül İzmir’in 104’üncü kurtuluşunun programı sabah saat 9’da yürüyüş, çelenk sunumu ve Konak Meydanı Süvari Birlikleri adına İzmir Valiliği bayrak dikimi,  Türk yıldızları göterimi, akşamada fener 🟦
Genel

ÇOCUKLARDA BEBEKKEN FITIĞA KARŞI 4 KRİTİK UYARI  

ÇOCUKLARDA BEBEKKEN FITIĞA KARŞI 4 KRİTİK UYARI   Çocukluk çağında sık karşılaşılan sorunlardan biri olan fıtıklar, çoğunlukla doğuştan gelen karın duvarı zayıflıkları veya kasık kanalının tam kapanmaması nedeniyle ortaya çıkar. Erken dönemde fark edilmeyen veya ihmal edilen fıtıklar, karın içi organların sıkışmasına ve kan dolaşımının bozulmasına yol açarak ciddi sağlık 🟦
Gündem

Lohusa kadının yalnız bırakılmaması önemli! 

Lohusa kadının yalnız bırakılmaması önemli!   Doğum sonrası dönemin, anneler için hem fiziksel hem de ruhsal açıdan hassas bir süreç olarak öne çıktığını belirten uzmanlar, özellikle annenin yalnız bırakılmamasının depresyon ve psikoz riskine karşı koruyucu olduğunu söylüyor.   Eş ve aile desteğinin annenin bu döneme uyum sağlamasında önemli rol oynadığına 🟦
Dünya

BAKAN ERSOY’DAN GAZZE ÇAĞRISI: “MÜSLÜMAN DİASPORALARIN FİLİSTİN MÜCADELESİNİ DÜNYAYA ANLATMADA KRİTİK ROLÜ VAR”

BAKAN ERSOY’DAN GAZZE ÇAĞRISI: “MÜSLÜMAN DİASPORALARIN FİLİSTİN MÜCADELESİNİ DÜNYAYA ANLATMADA KRİTİK ROLÜ VAR”   ERSOY: “İSLAMOFOBİYE KARŞI EN GÜÇLÜ ARAÇLARDAN BİRİ DİL VE KÜLTÜRDÜR”   Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal 🟦
Ekonomi

İzmir’de 6 Başkandan veda kararı “Demokratik seçim” vurgusu

İzmir Oda ve Borsaları seçimlerden önce son kez bir araya geldi İzmir’de 6 Başkandan veda kararı “Demokratik seçim” vurgusu   İzmir Oda ve Borsaları, seçimlerden önceki son ortak yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Aliağa 🟦
Spor

A Milli Şampiyonluk dev ekranlarda kutlandı: İzmir’de Filenin Sultanları coşkusu

A Milli Şampiyonluk dev ekranlarda kutlandı: İzmir’de Filenin Sultanları coşkusu A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın İtalya’yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olması, İzmir’de büyük bir coşkuyla karşılandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Gündoğdu Meydanı, Bostanlı Yasemin Kafe ve Kültürpark Çim Alanı’na kurduğu dev ekranlarda buluşan binlerce İzmirli, tarihi 🟦
Kültür ve Turizm

Smyrna Ensemble İEF95’te Efes Kültür Sanat Festivali’nde İzmir’in müzik hayatında

Smyrna Ensemble İEF95’te Efes Kültür Sanat Festivali’nde İzmir’in müzik hayatında   İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hayata geçirilen Smyrna Ensemble, İzmir’in kültür ve sanat hayatına renk kattı. 24 kişilik kadrosuyla çalışmalarını sürdüren orkestra, klasik Napoliten eserlerden geleneksel Türk müziğine, Türkçe poptan Anadolu rock müziğine 🟦
Çevre Ve İklim

GASTRONOMİ ÇARŞISI’NDA “EN GÜZEL SARMA” YARIŞMASI DÜZENLENDİ

GASTRONOMİ ÇARŞISI’NDA “EN GÜZEL SARMA” YARIŞMASI DÜZENLENDİ Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Şehzadeler Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen Bağ Bozumu Şenlikleri’nin ikinci gününde düzenlenen En Güzel Sarma Yarışması, lezzet dolu anlara sahne oldu. Bağ Bozumu Şenlikleri kapsamında Ulupark’ta kurulan Gastronomi Çarşısı, renkli bir yarışmaya ev sahipliği yaptı. Manisa’nın meşhur yaprak sarma kültürünü 🟦
Çevre Ve İklim

Reçel kapitalizmi yenecek Mi? Başkan Eşki “Reçel giren eve emperyalizm giremez”

Reçel kapitalizmi yenecek Mi? Başkan Eşki “Reçel giren eve emperyalizm giremez” Bornova Belediyesi’nin yerel üretimi, geleneksel lezzetleri ve kadın emeğini desteklemek amacıyla düzenlediği 2. Reçel Şenliği, binlerce İzmirlinin katılımıyla muhteşem bir coşkuya sahne oldu. Panelden halk oyunlarına, konserlerden reçel yarışmasına her anı dolu dolu geçen şenliğe, Bornova Belediye Başkanı Ömer 🟦

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın