EKLEM AĞRISINI HAFİFE ALMAYIN! ARTRİTTE ERKEN TANI EKLEMİ KORUYOR
İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Kliniği’nden Prof. Dr. Sermet İnal, eklem ağrısı, şişlik ve sabah tutukluğunun ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Erken tanı ve doğru tedavinin eklem hasarının ilerlemesini yavaşlatabileceğini belirten İnal, ateşle birlikte aniden gelişen şiddetli eklem ağrısında ise acil tıbbi değerlendirme gerektiğini vurguladı.
Eklem ağrısı, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Halk arasında çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülen bu belirtiler, artrit başta olmak üzere farklı sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor.
Uzmanlar, eklem şikâyetlerinin ihmal edilmemesi ve nedeninin erken dönemde belirlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Kliniği’nden Prof. Dr. Sermet İnal, artritin tek bir nedene bağlı olmadığını belirterek eklem sağlığının korunmasında erken tanı ve doğru tedavinin önemini vurguladı.
ARTRİT NEDİR, HANGİ EKLEMLERİ ETKİLER?
Artrit, en basit tanımıyla eklem iltihabıdır. Ağrı, şişlik, kızarıklık, eklem bölgesinde ısı artışı ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Tek bir eklemi etkileyebildiği gibi aynı anda birden fazla eklemde de görülebilir.
Diz, kalça ve ayak bileği gibi vücut ağırlığını taşıyan eklemlerin yanı sıra el, ayak ve omurga eklemleri de artritten etkilenebilir.
Zamanında değerlendirilmediğinde kişinin yürümesini, el becerilerini ve günlük işlerini yapmasını zorlaştırabilir.
EKLEM AĞRISININ NEDENİ HER ZAMAN AYNI DEĞİL
Toplumda sık görülen eklem hastalıklarından biri, halk arasında “kireçlenme” olarak bilinen osteoartrittir. Eklem kıkırdağı ve eklemin diğer yapılarında zamanla gelişen değişikliklerle ortaya çıkan bu hastalık, özellikle ileri yaşlarda daha sık görülür.
Genç ve orta yaş grubunda ise romatizmal hastalıklarla ilişkili artritler gündeme gelebilir. Bu hastalıkların bazılarında vücudun iki tarafındaki benzer eklemler etkilenebilir ve sabahları belirgin tutukluk yaşanabilir.
Özellikle spor sonrasında dizde oluşan şişlik ve ağrı, menisküs veya bağ yaralanmaları ya da kıkırdak hasarıyla ilişkili olabilir. Eklemde enfeksiyon gelişmesiyle ortaya çıkan septik artrit ise hızlı değerlendirme ve acil tedavi gerektirebilen ciddi bir durumdur.
ERKEN TANI EKLEM HASARININ İLERLEMESİNİ ÖNLEMEDE ÖNEMLİ
Eklem kıkırdağında oluşan hasar, eklemin normal yapısını ve hareket kabiliyetini olumsuz etkileyebilir. Bazı hastalıklarda devam eden iltihaplanma, kıkırdak ve eklem çevresindeki dokularda hasara yol açabilir. Hastalığın ilerlemesi ağrıyı artırabilir, hareketleri kısıtlayabilir ve günlük yaşamı zorlaştırabilir.
İleri evre eklem hastalıklarında bazı hastalar için protez ameliyatı gündeme gelebilir. Omurgayı etkileyen hastalıklar ise kronik boyun, sırt ve bel ağrısı ile hareket kısıtlılığına neden olabilir.
Prof. Dr. Sermet İnal’ın dikkat çektiği temel nokta, eklem şikâyetlerinin nedeninin zamanında belirlenmesi ve uygun tedavinin geciktirilmemesidir.
Erken tanı, hastalığın türüne göre eklem hasarının ilerlemesini yavaşlatmaya ve hareket kabiliyetini korumaya yardımcı olabilir.
BU BELİRTİLER VARSA HEKİME BAŞVURUN
Eklem ağrısının süresi, şiddeti ve eşlik eden belirtiler, altta yatan nedenin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Şu durumlarda hekim değerlendirmesi ihmal edilmemeli:
Birkaç gün devam eden eklem ağrısı, şişlik veya kızarıklık.
Özellikle iki taraftaki benzer eklemlerde görülen ve sabahları yarım saatten uzun süren tutukluk.
Spor veya zorlayıcı hareket sonrasında dizde şişlik, takılma ya da boşalma hissi.
Dinlenmekle geçmeyen, gece uykudan uyandıran bel, sırt veya kalça ağrısı.
Hareketleri kısıtlayan ya da giderek şiddetlenen eklem şikâyetleri.
Önemli uyarı: Ateşle birlikte tek bir eklemde aniden başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır.
Bu belirtiler eklem enfeksiyonu gibi hızlı tedavi gerektiren durumlarla ilişkili olabilir.
EKLEM SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Eklem sağlığını korumak için günlük yaşamda alınabilecek önlemler bulunuyor. Fazla kilo, özellikle diz ve kalça eklemlerine binen yükü artırabiliyor. Kişiye uygun ve sağlıklı bir kilonun korunması, eklemlere binen yükün azaltılmasına yardımcı oluyor.
Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi eklemleri aşırı zorlamayan düzenli egzersizler kasları güçlendirerek eklemlerin desteklenmesini sağlayabiliyor.
Spor öncesinde ısınmak, uygun ayakkabı kullanmak ve vücudun alışık olmadığı ağır hareketlerden kaçınmak da yaralanma riskini azaltmaya yardımcı oluyor.
Hekim önerisi olmadan uzun süre ağrı kesici kullanmak ise altta yatan sorunun gözden kaçmasına ve tanının gecikmesine neden olabilir. Bu nedenle devam eden eklem ağrılarında yalnızca belirtileri gidermeye çalışmak yerine ağrının nedeninin belirlenmesi önem taşıyor.
“EKLEM AĞRISINI YAŞLILIĞA BAĞLAYIP GEÇİŞTİRMEYİN”
Eklem ağrısı her zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Altta yatan nedenin erken belirlenmesi, uygun tedavinin planlanması ve eklem sağlığının korunması açısından büyük önem taşır.

İlk yorum yapan olun