Türkiye’de Hollanda Tipi  Eğitim Modeli

Türkiye’de Hollanda Tipi  Eğitim Modeli

 

 

Kindergarten Academy College kurucusu Reyhan Sümbül Durmuş, Hollanda ve Türkiye’deki eğitim sistemlerini karşılaştırdı. Hollanda’nın oyun yoluyla bağımsızlık temelli yapısına karşın, Türkiye’de daha çok akademik hazırlık ve korumacı aile yapısının öne çıktığını ifade etti. Kindergarten Academy College bünyesinde Regio Emilia, Montessori ve Waldorf gibi dünya çapındaki modelleri yerel sisteme adapte ederek bütünleşik bir yapıda sunduklarını açıklayan Durmuş, asıl meselenin sadece model seçmek değil, çocuğun gelişimsel özellikleri ile bir sonraki eğitim kademesi arasında psikolojik zarar görmeyeceği bir denge kurmak olduğunun altını çizdi.

Hollanda eğitim sisteminde okul öncesi dönem 4 yaşına kadar gündüz bakım evleri, anaokullarını kapsadığını belirten Durmuş, “4 yaşından sonra ise ilkokul bünyesinde bir okul öncesi eğitime tabi tutuluyorlar. Burada öğrenci zorunlu eğitim sistemine de girmiş oluyor. İki yıllık bilişsel ve dil gelişimine odaklanılıyor. Oyun zemininde bir ilkokula hazırlık süreci geçiriyorlar. 6 yaşından sonra ise ilkokula başlıyorlar. Hollanda eğitim sistemi dinamik bir sistem. Eğitim kurumlarının belli oranda özerk yapıları bulunuyor. Bu yapıda eğitim kurumlarının çeşitli pedagojik temele dayalı eğitim politikasına sahip olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda okullar bir rekabet ortamında kendi eğitim sistemlerini sunuyorlar. Öte yandan da Hollanda genelinde temel eğitim sisteminin ortak bir amacı var. O da fırsat eşitliği içinde çocukların tüm becerilerinin günlük yaşamda kullanılabilecek biçimde güçlendirilmesinin hedeflenmesi” diye konuştu.

“Dört boyutlu etkinlik merkezli gelişim modeli ile birlikte uyguluyoruz”

Her okul tek bir modeli seçtiği gibi, bütünleştirilmiş  bir eğitim modelini de tercih edilebildiğini de belirten Durmuş, “Biz de okul öncesi eğitim için Hollanda eğitim yaklaşımını Türkiye’ye getirirken Kindergarten Academy College’de bütünleştirilmiş bir modeli tercih ettik. Regio Emilia, Montessori, Waldorf, Bank Street, High Scope, Gems eğitim yaklaşımlarını kullanıyoruz. Regio Emilia modeli çocuğun yeni kültürel değerler ve roller öğrenmesini ve onu engelleyen durumları kendi kendine aşmasını sağlıyor. Montessori eğitim yaklaşımı çocuğa bağımsız olmayı ve kendi kendine öğrenebilmesini öğretiyor. Waldorf eğitim modelinde çocukların çok yönlü gelişmeleri sağlanır. Her çocuk ayrı ele alınır. Çocukları neleri öğrenmek zorunda olduklarından ziyade neleri öğrenebileceklerine odaklanılır. Bank Street eğitim yaklaşımında çocuğun çevresinde bulunan materyallerden en verimli biçimde yararlanması sağlanır. Okuldaki deneyimleri önemlidir. High Scope eğitim modelinde ise çocukların kendi planlayıp uyguladığı etkinlik sürecinde öğrenmesine önem verilir. Gems eğitim modelinde fen ve matematiği çocukların olumlu görmesi hedeflenir.İşte tüm bu modelleri Kindergarten Academy College şubelerinde bütünleşik olarak, akademik, bedensel, sanatsal, zihinsel gelişimi kapsayan dört boyutlu etkinlik merkezli gelişim modeli ile birlikte uyguluyoruz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de anaokulu ayrı bir kademe olarak konumlanıyor”

Okul öncesi dönemde beyin yeni bir dili doğal yollarla öğrenmeye en açık olduğu evrede olduğunu belirten Durmuş, “bu yüzden tam gün İngilizce Eğitim Modeli ile öğrencilerimizin İngilizceyi günlük yaşamda, doğal akışta öğrenmelerini sağlıyoruz. Tabii anadili İngilizce olan öğretmenlerimizin bunda rolü büyük. Hollanda ve Türkiye’nin okul öncesi eğitim sistemlerine baktığımızda aslında bambaşka iki dünya görüyoruz. Pedagojik açıdan Hollanda’da okul öncesinde oyun yoluyla bağımsızlık temelli bir yaklaşım benimseniyor. Türkiye’de daha çok akademik hazırlık ve rehberlik temelinde bir eğitim uygulanıyor. Erken çocukluk eğitimi sonrasında anaokulu  az önce de bahsettiğim gibi iki yıl boyunca ilkokulun bir parçasıdır. Türkiye’de ayrı bir kademe olarak konumlandırılıyor. Haftalık eğitim periyodunda da bazı farklılıklar var. Bilindiği üzere Türkiye’de haftaa 5 gün tam veya yarım gün modeli uygulanıyor. Hollanda’da haftalık gün sayısı esnek uygulanıyor. Hafta ortasında yarım gün tatil bulunuyor” dedi.

“Hollanda sisteminde oyunların çocuklara yapılandırılmış biçimde verilmiyor”

Hollanda sisteminde oyunların çocuklara yapılandırılmış biçimde verilmediğini ifade eden Durmuş, “Çocukların ne ile oynayacaklarına kendilerinin karar vermesi beklenir. Türkiye’de var olan müfredat bilişsel, motor ve dil gelişimini destekleyen temalarla uygulanır. Öğretmen oyunu yapılandırır ve öğrencilerin her birinin oyuna dahil olmasını sağlar. Disiplin konusunda ise toplumsal olarak farklılıklar eğitime de doğal olarak yansımaktadır. Hollanda’da kurallarla çerçeveli bir rahatlık söz konusudur. Yani doğada oynamak öncelenir, doğada oynarken üstünü kirletebilir, toprakta, çimde, yağmurda oynar. Öğretmen bu aşamada sadece rehberdir. Türkiye’de  ebeveyn beklentilerinden de kaynaklı olarak hijyen önde geliyor. Toplumumuzda ailenin daha korumacı bir yaklaşıma sahip olduğunu düşünürsek bunun eğitime yansıması da çok doğal. Beslenme saati, uyku alışkanlıkları gibi günlük rutinler de çok önem verilen unsurlardan” diye konuştu.

“Önemli olan şey dengeyi kurabilmek”

Türkiye’de farklı eğitim yaklaşımları kullanan eğitim kurumlarının da olduğunu belirten Durmuş, “Burada önemli olan şey dengeyi kurabilmek. Çünkü yabancı bir eğitim yaklaşımında eğitim alan okul öncesi çocuklar bu sistemden çıkıp başka bir ülkede standart uygulanan modele geçince bocalayabiliyor. Bu da uyum sürecinde aksama, akademik ve duygusal zorlanmayı beraberinde getiriyor. Doğal olarak her eğitim modeli bulunduğu ülkenin kültürel  ve toplumsal yapısına uygun çıkmıştığı için bir yabancı modeli başka bir ülkeye birebir taşımak çocuğun başka sisteme geçişini göz ardı etmek olur. Bu nedenle uluslararası eğitim modellerinde “uyum” önemli olamkla birlikte bütüncül bir yaklaşım önemlidir. Bizim Avrupa’daki anaokullarımızda, Avrupa eğitim sisteminin yapısına uygun programlar uygulanmaktadır. Türkiye’deki anaokullarımızda ise Türkiye’nin ilkokul yapısı, sınıf düzeni ve akademik beklentileri dikkate alınarak Avrupa eğitim yaklaşımıyla uyumlandırılmış ve yerel sisteme adapte edilmiş programlar yürütülmektedir” ifadelerini kullandı.

“Sorun modelde değil, geçişte”

Eğitim alanında sıkça karşılaşılan bir kaç yaklaşım olduğunu ifade eden Durmuş, “bir yabancı modeli olduğu gibi uygulamak ya da yerel eğitim sisteminin beklentilerini okul öncesi döneme taşımak. Asıl ihtiyaç duyulan şey, çocuğun gelişimsel özellikleri ile gireceği sistemin gerçekleri arasında denge kurabilmektir. Bu denge kurulmadığında çocuk ya ilkokula psikolojik olarak hazır olmadan başlar ya da okul öncesinde olması gereken gelişim alanlarını yeterince yaşayamaz. Bu nedenle eğitimde asıl mesele model seçmek değil, dengeyi kurabilmektir. Avrupa’daki ve Türkiye’deki anaokullarımızda aynı yaş grubundaki çocukları uzun süre gözlemleme ve karşılaştırma imkânımız oldu. Bu bize teorik değil, sahaya dayalı bir bakış kazandırdı. Burada gördüğümüz şey çok netti: Sorun modelde değil, geçişteydi. Bu nedenle programlarımızı oluştururken bir sistemi diğerine kopyalamadık. Birini diğerine dayatmadık. Amaç, çocuğu bir yapıdan diğerine zorlamak değil; bir yapıdan diğerine psikolojik olarak zarar görmeden geçmesini sağlamaktı” dedi.

“Ekonomik güç, çocukların zihinsel sağlığıyla doğrudan ilişkili”

Bugün iş gücünün verimliliği ve toplumsal sürdürülebilirlik konuşuluyorsa, bu başlıkların temelinin çok daha erken yaşlarda atıldığını söyleyen Durmuş, “Psikoloji ve sosyoloji alanındaki akademik çalışmalarım ve yıllara dayanan okul kuruculuğu deneyimlerim bana şunu net olarak gösterdi ki bir ülkenin ekonomik gücü, çocuklarının duygusal ve zihinsel sağlamlığıyla doğrudan ilişkili” dedi. Okul öncesi eğitimin kadın istihdamı açısından annelerin iş gücüne katılımını artıran bir niteliğe sahip olduğunu ifade eden Durmuş, bu durumun kadının kariyerinde süreklilik sağladığını ve ebeveynlerin işteyken çocuklarının güvende olduğunu bilmelerinin konsantrasyonlarını artırdığını belirtti.

Eğitim alanında çalışırken her zaman küresel bir perspektif benimsemeye çalıştığını dile getiren Durmuş, yurt dışında birçok ülkedeki eğitim kurumlarını yerinde gözlemleyerek farklı sistemleri incelediğini ve bu birikimi kendi okullarının eğitim modellerine entegre ettiğini aktardı. Hollanda eğitim sisteminin çocuğun gelişimini merkeze alarak ebeveynden sağlıklı bir şekilde ayrılmayı öncelediğini belirten Durmuş, “Çocuğun anneden ve hatta iki ebeveynden de ayrılışı travmatik bir deneyim olabilmektedir. Bu noktada travmasız bir geçiş sağlamak ve çocuğun kendini güvende hissetmesi önemlidir” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Ege ve Türkiye

Ankara’da Acı Olay: eylem esnasında Emekli Polis Ali Şekeroğlu Yaşamını Yitirdi

Ankara’da Acı Olay: eylem esnasında Emekli Polis Ali Şekeroğlu Yaşamını Yitirdi ​Ankara’da Anayasa Mahkemesi (AYM) binası önünde emekli memurların seyyanen zam talebiyle düzenlediği eylem sırasında, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu geçim sıkıntısına dikkat çekerek intihar girişiminde bulundu. Beylik tabancasıyla ağır yaralanan Şekeroğlu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. ​Geçim Sıkıntısına Dikkat Çekti 🟦
Ege ve Türkiye

Su ürünleri sektörü Future Fish Eurasia’da buluştu

Su ürünleri sektörü Future Fish Eurasia’da buluştu   Future Fish Eurasia – 12. Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı ile AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı, Fuar İzmir’de başladı. 26 ülkeden 165 firma ve markanın yer aldığı organizasyon, su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünün uluslararası 🟦
Blog

Yeni akademik dönem açılış dersi ile başladı

EÜ Eczacılık Fakültesi 2026- 2027 Eğitim-Öğretim Yılı “Oryantasyon Programı” düzenledi Yeni akademik dönem açılış dersi ile başladı Köklü geçmişi ve tam akreditasyonuyla öne çıkan Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, yeni eğitim-öğretim yılını düzenlenen tören ve açılış dersiyle karşıladı. İZMİR(Ege Ajans)- Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesini kazanarak 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılında kayıt yaptıran 🟦
Fotoğraf yok
Blog

Denizli ilk kez TÜYAP Kitap Fuarı ile buluşmaya hazırlanıyor

Denizli ilk kez TÜYAP Kitap Fuarı ile buluşmaya hazırlanıyor 212 katılımcı ve yüzlerce yazar Denizli’de okurlarıyla buluşacak Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle, TÜYAP organizatörlüğünde ve Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğinde düzenlenecek Denizli TÜYAP Kitap Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında EGS Fuar Alanı’nda kapılarını açacak. 9 gün sürecek fuarda 212 yayınevi, 🟦
Blog

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu Açıklandı: Ölümlerde Korkutan Artış!

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu Açıklandı: Ölümlerde Korkutan Artış! EUDA verilerine dayanan 2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu yayımlandı. Prof. Dr. İ. Hamit Hancı’nın incelediği rapora göre doğrudan madde bağlantılı ölümler son bir yılda %30 arttı. Bonzai ve metamfetamin alarm veriyor. 2026 Raporu Alarm Veriyor: Uyuşturucu Kaynaklı Ölümler Durdurulamıyor! En Yaşlı Kurban 76 🟦
Ege ve Türkiye

Kalp Şok Cihazları Hayata bağlayan teknoloji İzmir’de yaygınlaşıyor

Kalp Şok Cihazları Hayata bağlayan teknoloji İzmir’de yaygınlaşıyor   İzmir Büyükşehir Belediyesi, hastane dışında meydana gelen ani kalp durmalarında erken müdahaleyi mümkün kılmak amacıyla Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarını kentin yoğun kullanılan noktalarına yerleştiriyor. İlk etapta 30 taşınabilir şok cihazı; aktarma durakları, metro ve İZBAN istasyonları, iskeleler, ana arterler ve 🟦
Blog

Ege Üniversitesinden Gazze’ye anlamlı destek

“Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut ve Gelecek” söyleşisi Ege Üniversitesinden Gazze’ye anlamlı destek Ege Üniversitesinde düzenlenen etkinlikte, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekilirken; akademik dayanışma, teknolojik bağımsızlık ve toplumsal sorumluluk mesajları verildi. İZMİR (Ege Ajans) – Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında “Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut 🟦
Eğitim

Bilim Kafe’de Gazze’de Üniversite Olmak Konuşuldu

Bilim Kafe’de Gazze’de Üniversite Olmak Konuşuldu İzmir Demokrasi Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ve Bilim İletişimi Ofisi iş birliğinde düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, “Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı söyleşi, Konak Salepçioğlu Camii Medresesi’nde gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu’nun desteği ve katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğin konuşmacısı Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. 🟦
Eğitim

Ege Üniversitesinden uluslararası “ALL IN ONE” çalıştayı

17 ülkeden çocuk cerrahları Ege Üniversitesinde bir araya geldi Ege Üniversitesinden uluslararası “ALL IN ONE” çalıştayı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, kuruluşunun 50. yılı etkinlikleri kapsamında “ALL IN ONE” çalıştayı ile taçlandırarak 17 farklı ülkeden gelen cerrahlara robotik ve torakoskopik cerrahide ileri düzey eğitim verdi. İZMİR(Ege Ajans)- 🟦
Çevre Ve İklim

Homeros’un Bornova’daki evine büyük dokunuş

Homeros’un Bornova’daki evine büyük dokunuş   Bornova Belediyesi Batı edebiyatının doğduğu yeri dünya mirası yapıyor   Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, efsanevi ozan Homeros’un yaşadığı kabul edilen mağaraları dünya turizmine kazandıracaklarını açıkladı. Yapılan tarihi araştırmalar doğrultusunda harekete geçtiklerini söyleyen Başkan Eşki, alanı aslına uygun estetik düzenlemelerle küresel bir cazibe merkezine 🟦