HAYVAN BARINAKLARINA TEPKİ: YAŞLANINCA HAYVANLARI SOKAĞA BIRAKANLARA TEPKİ NE ZAMAN?

HAYVAN BARINAKLARINA TEPKİ: YAŞLANINCA HAYVANLARI SOKAĞA BIRAKANLARA TEPKİ NE ZAMAN?

 

HAYVAN BARINAKLARINA TEPKİ: YAŞLANINCA HAYVANLARI SOKAĞA BIRAKANLARA TEPKİ NE ZAMAN?

 

Sokak Hayvanları İçin Açlık Grevi: “Bu Suça Ortak Olmayacağız!”

📍 İzmir, İstanbul ve Eskişehir’de eş zamanlı başlatılan açlık grevinde üçüncü gün geride kaldı. Genç yaşam savunucuları, sokak hayvanlarının barınaklara kapatılmasını öngören “Katliam Yasası”na karşı direniyor. Vatandaşlardan ise tepki çağrısı: “Yaşlanınca hayvanları sokağa atanlara da tepki gösterelim.”

🗣️ Vatandaşlardan Destek ve Çağrı: “Hayvanları Sokağa Atanlara da Tepki!”

Grev eylemlerine katılanlara destek veren yurttaşlar, konuyu daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti:

“Sadece yasa değil, hayvanları yaşlanınca sokağa atanlara da tepki göstermeliyiz. Bazı sokak köpekleri çocuklara ve yaşlılara saldırabiliyor. Hem hayvanlar hem toplum için çözüm bulunmalı.”

 

Hayvan sever gençler, sokak hayvanlarının barınaklara toplanma yasasına tepki göstererek 3 günlük açlık grevine başladı.

Bunu basın açıklamasıyla duyuran gençlere, vatandaşlardan destek gelirken,  vatandaşlar, açlık grevine giden ve destek verelere, “Hayvanları sokağa bırakanlara, yaşlanınca kapı dışarı edilen zavallı hayvanlara acımayanlar da tepki göstererek, bu eylemi genişletelim ” çağrısında bulunuldu.

Açlık grevi yapan gençlerin basın açıklaması şöyle:

Basına ve Kamuoyuna;

AKP iktidarının tüm STK’lar, barolar, dernekler, örgütler, muhalif partilerin itirazına rağmen meclise sunup 23 Temmuz 2024’te komisyondan geçirdiği; AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen, sokakta yaşayan hayvanların barınaklara kapatılmasını ve öldürülmesini öngören 7527 sayılı yasa, 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe girdi.

Yasanın meclisten geçmesi ile birlikte ana muhalefet partisi CHP, AYM’ye başvuru yaparak yasanın iptal edilmesine yönelik iptal başvurusunda bulundu.

Yasanın duyulmasından bugüne kadar, yasanın iptal edilmesi ve uygulanabilir olmadığını vurgulamak için tüm Türkiye’de binlerce eylem, etkinlik ve mitingler düzenlendi.

Bu sokakta yaşayan hayvanlara yönelik rejim, 7 Mayıs 2025’te Anayasa Mahkemesi tarafından da onaylandı. Hukuku ve vicdanı değil, iktidarın nefret siyasetini esas alan AYM, ölümcül bir yasa karşısında milyonlarca insan ve toplumun büyük çoğunluğunun itirazına rağmen yaşamdan yana değil, ölümden yana karar verdi. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, devletin “hukuk devleti” niteliklerini hiçe saymıştır. Belirlilik, suçta ve cezada kanunilik, cezaların şahsiliği gibi temel ilkeler rafa kaldırılmış; bağımsız olması gereken yargı, iktidarın politikalarını meşrulaştırmakla yetinmiştir.

Bu yasa, bilime, vicdana, kamu yararına ve anayasal ilkelere aykırıdır. Yerel yönetimler ve kamu kurumları yıllardır sorumluluklarını yerine getirmezken, kısırlaştırma, aşılama ve rehabilitasyon çalışmaları için ayrılması gereken kaynaklar nereye harcandığı belirsiz bütçelerde buharlaşırken, çözüm diye sunulan şey yalnızca tecrit ve ölümdür. Yerel yönetimler ve kamu kurumları üzerine düşeni yapmazken, hayvanlar “çözüm” adı altında ölüm kamplarına hapsedilmekte, öldürülmekte veya ölümden beter yaşam koşullarına maruz bırakılmaktadır. Bugün köpekler, algı operasyonlarıyla toplumun düşmanı ilan edilmiş, çocukların güvenliği bahanesiyle nefretin hedefi haline getirilmiştir. Oysa biz biliyoruz ki, çocukların güvenliğini bahane edenler bu ülkede çocuk istismarını aklayan, çocuk işçiliğini görmezden gelenlerdir. Kamusal huzuru tehdit eden, sokak köpekleri değil; hayatı değersizleştiren bu yıkım politikalarıdır.

Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, toplama ve katletme olaylarında ciddi bir artış yaşanmıştır. Niğde’de ölüm çukurlarına atılan köpekler, Erzincan’da anestezi verilerek diri diri gömülenler, Osmaniye’de canlı gömüldüğü halde yaşamak için çırpınan hayvanlar, Altındağ’da ölüm çukuruna atılan hamile köpek, Mamak’ta açlıktan birbirini yemek zorunda bırakılanlar, Ümraniye’de zindanlara hapsedilen, Gebze’de canlı canlı poşetlenip çöpe atılanlar, Osmangazi Belediyesi’nde toplatılıp kayıtsız şekilde öldürülen hayvanlar, Mamak Belediyesi barınağında açlıktan birbirini yemek zorunda bırakılan köpekler, Türkiye’nin dört bir yanında silahla, dirgenle, zehirle, dövülerek ya da açlığa mahkûm edilerek katledilen binlerce hayvan… Bunların hiçbiri “istisna” değil, yasanın doğrudan sonucudur.

Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanında İl Hayvan Koruma Kurulları eliyle, Valiliklerin baskısıyla hukuksuz kararlar alınmaktadır:

• Sahiplenilen hayvan sayısına keyfi sınırlar getirilmektedir.

• Yasaklı ırk ya da hasta olduğu iddia edilen hayvanların öldürülmesi için veteriner hekimlere meslek etiğine aykırı baskılar yapılmaktadır.

• Yasa, 2028’e kadar sürece yayılarak uygulanması gerekirken, kapasitesi olmayan barınaklara baskı yoluyla kapasite aşımı dayatılmaktadır.

• Hayvanların yönetmeliğe dahi uygun olmayan alanlara kapatılması için kararlar çıkartılmaya çalışılmaktadır.

İktidarın çıkardığı katliam yasasını uygulamayacağının sözünü ilk günden veren CHP; yasa geçtikten sonra belediyeleri tarafından hızla toplamalara başlayıp hayvanları ölüm kamplarına hapsederek AKP’nin yaşam hakkını hedef alan uygulamayı onaylayan hale getirdi. Hatta yakın zamanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yasayı kesin olarak uygulamayacağını söylese de; uygulandığına şahit olduk. CHP’li belediyelerin, verdikleri “yasayı uygulamayacağız” sözünü tutmadığını Mamak ve Osmangazi’de yaşanan katliamlarla, barınaklardaki hayvanların açlığa mahkûm edilmesiyle, sessizlikleriyle ve işbirlikleriyle gördük. Bu sebeple bugün, İzmir’de açlık grevinin üçüncü gününde CHP İzmir İl Başkanlığı önünde bir basın açıklaması yaparak “bu suça ortak olmayın” diyerek siyah çelenk bıraktık.

Hayvanların geleceği ve politik olarak son derece hayati bir mesele, yalnızca maaş kaygısıyla ya da işini kaybetme korkusuyla hareket eden kişilere bırakılamaz. Bu konuda etik, vicdani ve bilimsel temellere dayanan, şeffaf ve denetlenebilir yapılar kurulmalı; süreçler hak savunucularıyla işbirliği içinde yürütülmelidir.

CHP’nin şu an tutuklu olan Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu da benzer bir şekilde bu yasanın uygulanmayacağını sıkça dile getirmişti. Yaşam hakkı savunucuları olarak kendisine ortak bir mektup yazıp sorunlarımızı yineleyeceğiz.

Bizler, 23 Mayıs 2025 tarihinde İzmir, İstanbul ve Eskişehir’de yaşayan yaşam savunucuları olarak, hayvanların yaşam hakkı için 3 günlük eş zamanlı açlık grevine başladık. Bu grev, yalnızca bir protesto biçimi değil; barınak denen ölüm kamplarında açlıkla, susuzlukla, hastalıkla boğuşan, diri diri gömülen, aç bırakılan can dostlarımızla kurduğumuz bir dayanışma köprüsüdür. Açlığımız onların açlığıdır. Direnişimiz onların sesi, onların nefesidir ve ölüm çığlığıdır.

19 Mart’ta iktidarın hukuksuzluklarına karşı mücadele ateşini fitilleyen; Beyazıt barikatını yıkma iradesini gösteren İstanbul üniversite gençliği şimdi de iktidarın çıkardığı katliam yasasına karşı direnişi büyüterek açlık grevine katılıyor.

Bugün geldiğimiz noktada, hayvanlara uygulanan şiddet, toplama ve katliamlara karşı İzmir ve İstanbul’da açlık grevimizi 6 güne çıkarmaya karar verdik. Açlık grevine Ankara da dahil oldu ve yarın grevin ilk günü olacak. İzmir’de açlık grevimiz Karşıyaka’da devam edecektir.

Bu nedenle iktidar ve tüm muhalefete açık çağrı yaparak; toplumun vicdanını yaralayan ve hayvanların yaşamını doğrudan hedef alan bu yasa ve uygulamalarından vazgeçmeleri için taleplerimizi sunuyoruz:

Taleplerimiz:

1- “Katliam Yasası” derhal geri çekilmeli, hayvanların yaşam ve özgürlük haklarını güvenceye alan yeni bir yasa oluşturulmalı. Yeni yasada 5199 sayılı kanunun 6. maddesindeki “kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” ilkesi korunmalı. Hayvan hakları anayasal güvence altına alınmalı.

2- Ölüm kampı barınaklar derhal hayvan hastanesine dönüştürülmeli. Kırdan kente kısırlaştırma seferberliği başlatılması için tüm il ve ilçelerde kısırlaştırma ve ilkyardım üniteleri oluşturulmalı.

3- Toplamalar derhal durdurulmalı. Hayvanlar için tedavi merkezine dönüşene kadar tüm barınaklarda şeffaf yönetime geçilmeli; gönüllülerle ortak protokoller imzalanmalı. Barınaklar 7/24 halkın ziyaretine açık olmalı; hayvanların haklarına yönelik ihlallerin tespit edilebilmesi için her bölümün net şekilde gözlenebildiği kamera sistemine geçilmeli. Çalıştığı kurumda bulunmayan ama çağrıldığında gelen “icapçı veteriner hekim” uygulaması tamamen kalkmalı, her il ve ilçede 7/24 çalışan veteriner hekim ve teknik kadro sağlanmalı. Özellikle “muhalefet” partileri belediyelerinden bu konuda açık beyan ve somut adımlar talep ediyoruz.

4- “Pet” olarak kategorize edilerek bir meta gibi alınıp satılabilen tüm hayvanların üretim ve satışı yasaklanmalı, yasağa aykırı hareket ederek suç işleyenlere caydırıcı ceza uygulanmalı.

5- Hayvana şiddete caydırıcı cezalar getirilmeli ve hayvana şiddeti kurumsal hale getiren belediyeler de bu kapsama alınmalı.

6- Toplum huzuru ile barışını bozacak şekilde hayvanları hedef haline getirip, hayvanlara ve hayvan hakkı savunucularına yönelik şiddeti ve öldürmeyi aşılayan, güzelleyen yazılı ve sözlü medya şirketlerine ve sorumlularına caydırıcı idari para cezaları getirilmeli, Güvenli Sokaklar Derneği ve benzer hayvan düşmanı oluşumlar kapatılmalı, yöneticileri yargılanmalı.

Bu nedenle herkesi, tüm yaşam hakkı savunucularını, kadın, kuir, çocuk hakkı savunucularını, engelli hakkı savunucularını, çevre hareketi aktivistlerini, sivil toplum kuruluşlarını, dernekleri, devrimcileri, sosyalistleri, komünistleri, anarşistleri, adalet için mücadele eden ve etmek isteyen herkesi bu adaletsizliğe karşı ses çıkarmaya, bu katliam yasasına karşı direnme hakkını kullanmaya çağırıyoruz. Sokaklarımızı, yemeğimizi, acımızı, mutluluğumuzu, sevgimizi, evimizi paylaştığımız dostlarımızın ölüme gönderilmesine seyirci kalmayacağız. Biz bu suça ortak olmayacağız!

Bu taleplerimiz karşılanmadığı takdirde bizler durmayacağız, hayvanlara yönelik işlenen suçları her seferinde ifşa etmeye ve uygulayanların karşısında olmaya devam edeceğiz.

Sokaktaki hayvanlar yalnız değildir”

 

Gündem

AK Parti İzmir’de Sokağa çıktı: Partililer “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları!” Kapsamında sokağa çıktı

AK Parti İzmir’de Sokağa çıktı: Partililer “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları!” Kapsamında sokağa çıktı AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “İzmir’e duyduğumuz sevgi ve üstlendiğimiz sorumlulukla bir aradayız” AK Parti,  81 ilde eş zamanlı  sokağa indi. AK Parti İzmir İl Başkanılığında bir basın  toplantısı düzenlendi. Düzenlenen toplantıya İzmi milletvekilleri, AK Partli 🟦
Ege ve Türkiye

Ankara’da Acı Olay: eylem esnasında Emekli Polis Ali Şekeroğlu Yaşamını Yitirdi

Ankara’da Acı Olay: eylem esnasında Emekli Polis Ali Şekeroğlu Yaşamını Yitirdi ​Ankara’da Anayasa Mahkemesi (AYM) binası önünde emekli memurların seyyanen zam talebiyle düzenlediği eylem sırasında, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu geçim sıkıntısına dikkat çekerek intihar girişiminde bulundu. Beylik tabancasıyla ağır yaralanan Şekeroğlu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. ​Geçim Sıkıntısına Dikkat Çekti 🟦
Ege ve Türkiye

Su ürünleri sektörü Future Fish Eurasia’da buluştu

Su ürünleri sektörü Future Fish Eurasia’da buluştu   Future Fish Eurasia – 12. Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı ile AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı, Fuar İzmir’de başladı. 26 ülkeden 165 firma ve markanın yer aldığı organizasyon, su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünün uluslararası 🟦
Blog

Yeni akademik dönem açılış dersi ile başladı

EÜ Eczacılık Fakültesi 2026- 2027 Eğitim-Öğretim Yılı “Oryantasyon Programı” düzenledi Yeni akademik dönem açılış dersi ile başladı Köklü geçmişi ve tam akreditasyonuyla öne çıkan Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, yeni eğitim-öğretim yılını düzenlenen tören ve açılış dersiyle karşıladı. İZMİR(Ege Ajans)- Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesini kazanarak 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılında kayıt yaptıran 🟦
Fotoğraf yok
Blog

Denizli ilk kez TÜYAP Kitap Fuarı ile buluşmaya hazırlanıyor

Denizli ilk kez TÜYAP Kitap Fuarı ile buluşmaya hazırlanıyor 212 katılımcı ve yüzlerce yazar Denizli’de okurlarıyla buluşacak Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle, TÜYAP organizatörlüğünde ve Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğinde düzenlenecek Denizli TÜYAP Kitap Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında EGS Fuar Alanı’nda kapılarını açacak. 9 gün sürecek fuarda 212 yayınevi, 🟦
Blog

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu Açıklandı: Ölümlerde Korkutan Artış!

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu Açıklandı: Ölümlerde Korkutan Artış! EUDA verilerine dayanan 2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu yayımlandı. Prof. Dr. İ. Hamit Hancı’nın incelediği rapora göre doğrudan madde bağlantılı ölümler son bir yılda %30 arttı. Bonzai ve metamfetamin alarm veriyor. 2026 Raporu Alarm Veriyor: Uyuşturucu Kaynaklı Ölümler Durdurulamıyor! En Yaşlı Kurban 76 🟦
Ege ve Türkiye

Kalp Şok Cihazları Hayata bağlayan teknoloji İzmir’de yaygınlaşıyor

Kalp Şok Cihazları Hayata bağlayan teknoloji İzmir’de yaygınlaşıyor   İzmir Büyükşehir Belediyesi, hastane dışında meydana gelen ani kalp durmalarında erken müdahaleyi mümkün kılmak amacıyla Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarını kentin yoğun kullanılan noktalarına yerleştiriyor. İlk etapta 30 taşınabilir şok cihazı; aktarma durakları, metro ve İZBAN istasyonları, iskeleler, ana arterler ve 🟦
Blog

Ege Üniversitesinden Gazze’ye anlamlı destek

“Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut ve Gelecek” söyleşisi Ege Üniversitesinden Gazze’ye anlamlı destek Ege Üniversitesinde düzenlenen etkinlikte, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekilirken; akademik dayanışma, teknolojik bağımsızlık ve toplumsal sorumluluk mesajları verildi. İZMİR (Ege Ajans) – Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında “Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut 🟦
Eğitim

Bilim Kafe’de Gazze’de Üniversite Olmak Konuşuldu

Bilim Kafe’de Gazze’de Üniversite Olmak Konuşuldu İzmir Demokrasi Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ve Bilim İletişimi Ofisi iş birliğinde düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, “Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı söyleşi, Konak Salepçioğlu Camii Medresesi’nde gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu’nun desteği ve katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğin konuşmacısı Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. 🟦
Eğitim

Ege Üniversitesinden uluslararası “ALL IN ONE” çalıştayı

17 ülkeden çocuk cerrahları Ege Üniversitesinde bir araya geldi Ege Üniversitesinden uluslararası “ALL IN ONE” çalıştayı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, kuruluşunun 50. yılı etkinlikleri kapsamında “ALL IN ONE” çalıştayı ile taçlandırarak 17 farklı ülkeden gelen cerrahlara robotik ve torakoskopik cerrahide ileri düzey eğitim verdi. İZMİR(Ege Ajans)- 🟦