CHP İl Başkanı Güç: İktidar İzmir’e Siyasi Ayrımcılık Yapıyor

CHP İl Başkanı Güç: Üç konuda İktidar İzmir’e Siyasi Ayrımcılık Yapıyor

 

DEVLET YAPMIYORSA KURUMUN SUÇU DEĞİL İKTİDARIN TERCİHİDİR
SORUNLAR MERKEZİ HÜKÜMETİN ENGELLEMELERİNDEN KAYNAKLANIYOR
TÜRKİYE’NİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM YANLIŞ DÜZENİN ESERİDİR
İZMİR’İN KADERİ AKP’NİN SİYASİ KEYFİNE BIRAKILAMAZ

 

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda  ülke ve
İzmir gündemiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında gazeteciler ile bir araya geldi. CHP İl Başkanı Güç, çöpü ilçeler istemiyor, Körfez kirliliği ve ulaşım konularındaki görüşleri çok dikkat çekiciydi.

Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Güç’ün çöp depolama alanı, trafik sorunu hakkındaki açıklamaları, belediyelerin pandemi dönemi SGK prim borçlarının silinmesi ve aynı döneme ilişkin şehir içi ulaşım giderlerinin devlet tarafından karşılanması önerisi dikkat çekti.

Açıklamalarında, milyonların acı gerçekleri diye adlandırdığı ülke sorunlarına değinen, İzmir’e
siyasi ayrımcılık uygulandığını dile getiren CHP İzmir İl Başkanı, iktidarın İzmir’e dair
sorumluluğunu yerine getirmediğini de söyledi.

Basın toplantısına CHP İzmir İl Yönetiminin yeni dönem örgütlenmesi hakkında bilgi vererek başlayan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Bugün burada yalnızca bir basın açıklaması yapmak için değil; İzmir’in, örgütümüzün ve Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren önemli bir süreci kamuoyuyla paylaşmak için toplandık. Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Ve bu dönemin ağırlığını en çok hisseden şehirlerin başında İzmir geliyor. Ancak bu tablo bizi asla umutsuzluğa sevk etmiyor, aksine bize tarihi bir sorumluluk yüklüyor. Ve bunun bilinciyle hareket ediyoruz” ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:

 

İZMİR ÖRGÜTÜNDE YENİ DÖNEM

Bugün sizlerle hem İzmir örgütümüzde başlattığımız yeni dönemi hem de yerelde ve genelde
ülkemizin yaşadığı sorunlara dair gerçekleri paylaşacağım.
Göreve geldiğimiz günden bu yana net bir hedef koyduk:
Halktan Gelen Güçle, İzmir’den Türkiye’ye Umudu Büyüteceğiz. Bu doğrultuda çok güçlü bir
şekilde yeniden yapılanma gerçekleştirdik. İl yönetimimizi; liyakati önceleyen, sorumluluk
almaktan kaçmayan, görevin ağırlığını taşıyabilen, bilgisini, emeğini ve birikimini ortaya
koyan arkadaşlarımızla oluşturduk.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Yönetimi, AKP kadrolarında gördüğümüz gibi koltuktan
güç alanların değil, koltuğa güç veren, bulunduğu makama değer katan insanların
oluşturduğu bir yapıdır. Bu bizim için sadece bir tercih değil, bir siyasi zorunluluktur. Çünkü
biz bu dönemi, Türkiye’nin kaderini belirleyecek bir dönem olarak görüyor, iktidar yürüyüşü
dönemi olarak adlandırıyoruz.
Kurulan 16 komisyonumuzun her biri kendi alanında çalışan, veri üreten, analiz yapan, rapor
hazırlayan ve bu raporları bize siyasal yol haritası olarak sunan aktif bir mekanizmaya
dönüştürdük. İzmir örgütü sadece kendi işini yapan bir örgüt değil, iktidar hazırlığını taşıyan

bir örgüttür. Bugün ülkemizin yaşadığı sorunların büyüklüğü, hepimize tarihi bir sorumluluk
yüklüyor. Bu nedenle biz de örgütümüzü yalnızca İzmir’in sorunlarına yoğunlaşan bir yapı
olarak değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yolunu açacak ana kadrolardan biri olarak
konumlandırıyoruz. Her yönetici arkadaşım bunu içselleştirdi: Biz sadece il yönetimi değiliz,
Türkiye’nin geleceğini hazırlayan bir siyasi partiyiz. Bugün halk bize açıkça şunu söylüyor:
“Artık Türkiye’yi Cumhuriyet Halk Partisi yönetsin.” Biz de bu talebi, bu beklentiyi, bu
sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz.
• Parti politikalarımız artık iktidara hazırlanan bir vizyonla şekilleniyor.
• Genel Merkezimizin ürettiği politikaların tamamı artık muhalefet refleksiyle değil, ülkeyi
yönetme iradesiyle hazırlanıyor.
• Biz İzmir’de bu vizyonun en güçlü ayağıyız.
• Yeni dönemde İzmir Örgütü; üreten, raporlayan, sorumluluk alan ve iktidar yürüyüşünü
omuzlayan bir örgüt yapısı ile ilerleyecek. Ve bu büyük yürüyüşün sorumluluğunu hep birlikte
taşıyoruz.
İzmir’de yaşanan birçok sorunun asıl kaynağının merkezi hükümet olduğunun altını çizen
Güç, iktidarın İzmir’i cezalandıran, önünü tıkayan bir siyasi yaklaşımı olduğunu belirterek
Körfez, Ulaşım, Çöp sorunu ve İzmir’in yoksul kesimlerine ilişkin değerlendirmelerde
bulundu. Bu sorunların tamamının çözümünde yetkinin devlette olduğunu belirten Çağatay
Güç “Devlet yapmıyorsa da bu kurumun suçu değil, iktidarın tercihidir” dedi. Güç
açıklamalarına şöyle devam etti:

İZMİR’İN SORUNLARI YERELDEN DEĞİL, MERKEZİ HÜKÜMETİN İHMAL VE
ENGELLEMELERİNDEN KAYNAKLANIYOR

İzmir’in bugün yaşadığı sorunları konuşurken çok açık bir gerçeği ortaya koymak zorundayız:
İzmir’in temel sorunlarının neredeyse tamamı yerel yönetimlerin çözebileceği sorunlar
değildir.
Çünkü bu sorunların çözüm yetkisi, kaynakları ve karar mekanizmaları merkezi hükümetin
elindedir.
İzmir’i cezalandıran, İzmir’in önünü tıkayan, İzmir’e yatırım yapmayan bir siyasi yaklaşımla
karşı karşıyayız.
Bu gerçek özellikle Körfez, çöp, ulaşım ve sosyal yoksulluk gibi başlıklarda “çıplak biçimde”
ortaya çıkıyor.

KÖRFEZ SORUNU 50–60 YILLIK BİR SORUN, YETKİSİ VE ÇÖZÜMÜ TAMAMEN MERKEZİ HÜKÜMETTE OLAN BİR SORUN.

İzmir Körfezi sorunu bugün ortaya çıkmış bir sorun değildir. Bu sorun 50–60 yıllık köklü bir çevre sorunudur. Ve altını kalın kalın çiziyorum:
Bu sorun yerel yönetimlerin isteğiyle çözülebilecek bir sorun değildir. Çünkü yetki, bütçe ve karar tamamen merkezi hükümettedir. Körfez sorununda 3 kritik yetki yine bakanlıklara bağlı kamu kurumlarındadır; Körfezin temizlenmesi için gerekli tüm çevresel izinleri verme yetkisi bakanlıktadır.
Dip taraması, derin deniz deşarjı, akıntı yönetimi, balçık rehabilitasyonu…

Hiçbirini İzmir Büyükşehir kendi başına yapamaz. Halkımız bilsin: Belediyenin bu konuda “izin almadan”
adım atma şansı yoktur. Körfezi kirleten tüm unsurların denetlenmesi bakanlığın görevidir.
Nehirlere karışan fabrika atıkları, Körfeze giren gemilerin atıkları, sanayi bölgelerinin atık denetimleri, endüstriyel sıvı atıkların kontrolü… Bu yetkilerin tamamı bakanlıktadır.
Yani belediyenin müdahale edemediği, cezai işlem uygulayamadığı, denetimini yapamadığı alanlardır. Körfezi kirleten süreçleri denetleyen yerel değil, devlettir.
Devlet yapmıyorsa kurumun suçu değil, iktidarın tercihidir. Bu kadar devasa bütçeli bir iş, sadece merkezi hükümet eliyle yapılabilir. Körfez temizliğinin maliyeti 100 milyar lirayı aşmaktadır. Bu ölçekte bir yatırım: Merkezi bütçe ister, devlet kaynakları ister, ulusal çevre programları ister. Yerel yönetim bu yükün
altına fiziki, hukuki, mali olarak giremez. Devlet kendi iktidar olduğu illerde nasıl yatırımlar
yaptıysa ve İzmit Körfezi nasıl devlet eliyle temizlendiyse, İzmir Körfezi için de aynı yaklaşım
zorunludur. Soru şudur: Devlet, İzmit Körfezi’ni temizlerken İzmir Körfezi’ni neden kaderine
terk ediyor? Neden İzmir’e 50 yıllık sorunu çözmek için tek bir devlet yatırımı yapılmıyor?
Cevap nettir: Bu iktidarın İzmir’e karşı yıllardır uyguladığı siyasi ayrımcılıktır. Yani İzmir
halkına olan sorumluluğu yerine getirmemektir.

ÇÖP SORUNU

İzmir’in çöp sorununu bitirecek Atık Yakma Tesisi teknik olarak hazırdır. 2016’da ilk izni alınmış ancak başlatılan süreçler maalesef merkezi hükümetin ağır ve siyasileşmiş bürokrasisi tarafından ilerlememektedir. Ne eksik? ÇED izni. Bu süreç nasıl ilerliyor? Devlete bağlı birçok kurum ile ilerliyor. Ve yıllardır bekletiliyor. Bu iktidar, İzmir’in çöp sorununu çözmek için gerekli adımı atmak istemiyor. Sonra dönüyor belediyeleri
suçluyor. Bu yaklaşım İzmir’e haksızlıktır, bu şehri sevmemektir.

Çiğli, Bornova, Torbalı ilçeleri çöplük istemiyor  sorusuna ise Başkan Güç, “Biz çöp konusunda yetki onlarda iktidar ne derse onu yaparız. İlçelerin istememesi konusunu ise İzmir Büyükşehir Başkanı Cemil beye sorarsınız…” şeklinde cevaplandırdı.

ULAŞIM

İzmir’in trafik yükünü azaltacak en önemli yatırım bellidir: 2. Çevre Yolu. Karayollarının
yapması gereken bu yatırım, 15 yıldır raflarda bekliyor. Bu yol olmayınca: Kuzeyden güneye
gelen araçlar şehir içine girmek zorunda kalıyor, ana arterler kilitleniyor,İzmir’in trafik yükü
belediyenin değil, devletin sorumluluğu yapmadığı için oluşuyor. Ama bakanlık yapmıyor ve
sonra çıkıp “İzmir’in trafiği kötü” diyorlar. Trafiği kötü yapan belediye değil, yatırım
yapmayan hükümettir.

 

YOKSULLUK

 

İzmir’in en kırılgan mahalleleri: Bayraklı’da Nafiz Gürman, Yamanlar, Onur, Gümüşpala,Bornova’da Doğanlar, Mevlana, Naldöken, Çamkule, Buca’da İnönü, Mustafa Kemal, Göksu, Yıldız, Konak’ta 1. Kadriye, 2. Kadriye, Hasan Özdemir, Kadifekale, Karabağlar’da İhsan Alyanak, Yunus Emre, Abdi İpekçi ve Peker mahalleleridir. Bu mahallelerde yaşayan on binlerce vatandaşın sosyal yükünü kim taşıyor?
Bu yükü İzmir Büyükşehir Belediyesi taşıyor. İlçe belediyeleri taşıyor. Bu şehrin sosyal devlet görevini yerine getiren belediyelerimizdir.

Sonuç olarak; Körfez sorunu yerelin çözeceği bir hata değildir. Çöp sorunu izinsiz yürütülemeyecek bir süreçtir. Trafik sorunu devlet yatırımı olmadan düzelmez. Yoksulluk sorunu merkezi hükümet politikalarıyla kontrol altına alınabilir. Ama bu iktidar, İzmir’e dair hiçbir sorumluluğunu yerine getirmiyor.İ zmir üretiyor, İzmir çalışıyor, İzmir çözmek istiyor, ama merkezi hükümet engelliyor. Ve biz buradan şunu açıkça söylüyoruz: İzmir’in kaderi AKP’nin siyasi keyfine bırakılamaz. Bu şehrin hakkını hep birlikte savunacağız.
Yaptığı basın toplantısında Türkiye’nin kanayan yaraları hakkında konuşan Güç, Emeklilerin durumundan Barınma krizine, Sağlık ve Eğitimde yaşanan krizlerden Liyakat sorununa kadar, ülkede toplumun hayatını yaşanmaz hale getiren sıkıntılarla ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı. Yaşanan kötü tablonun bir yönetim anlayışının eseri olduğu söyleyen Güç, “milyonların gerçekleri” dediği sorunlar hakkında şu açıklamalarda bulundu;

TÜRKİYE’NİN İÇİNDEN GEÇTİĞİ AĞIR EKONOMİK, SOSYAL VE SİYASİ TABLO: AKP DÖNEMİNİN ÜLKEYİ GETİRDİĞİ DURUM

Şimdi size yalnızca bir siyasi eleştiri değil, bu ülkede yaşayan milyonların acı gerçeklerini anlatacağım. Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu tablo; rastlantı değil, kader değil, doğal süreç hiç değil. Bu tablo bir tercihin,
bir yönetim anlayışının, bir yanlış düzenin eseridir.

EMEKLİLER

– Bu ülkenin çınarlarını yoksulluğa mahkûm eden bir düzen
Bugün Türkiye’de 16 milyon emekli var.
Ama çoğu ay sonunu getiremiyor.
Açlık sınırının altında aldıkları maaşlar, bu insanları yaşayamaz hâle getirildi. Bir ülkenin
emeklisi;
• 15 liralık simidi bölerek yiyorsa,
• torununa harçlık veremiyorsa,
• pazarın en ucuz saatinde bekliyorsa,
• evinde kombiyi açamıyorsa,
orada sosyal devlet bitmiş demektir.
Bu tablo kader değil, tercihtir.
Bu tabloyu yaratan iktidarın adıdır AKP.

GENÇLER

– Kendi ülkesinde hayal kuramayan bir nesil yetiştirildi.
Bugün gençlerimizin en büyük sorunu “gelecek kaygısıdır.”

• İyi bir eğitim alamıyorlar.
• İş bulamıyorlar.
• Sosyal yaşamları yok edildi.
• Barınamıyorlar, ev kiraları uçmuş durumda.
• Ve en acısı, bu ülkeyi terk etme isteği rekor seviyede.
Bir ülkede gençleri umutsuzluğa mahkûm ettiyseniz, o ülkenin geleceğini bitirmişsiniz
demektir.
Gençlerin umutlarını, hayallerini geri verecek bir iktidara ihtiyaç var.

ÇALIŞANLAR

– Geçim mücadelesi artık hayatta kalma mücadelesine döndü
Bu ülkede çalışan milyonların gelirleri eridi.
• Kira, maaşı geçmiş durumda.
• Gıda fiyatları kontrolden çıktı.
• Asgari ücret eridi, maaşlar açlık sınırının altında.
• Vatandaşın cebinde para yok, markete girmeye korkuyor. Herkes biliyor ki bu ekonomik
kriz, yanlış ekonomi politikalarının sonucudur.

 

SAĞLIK SORUNU

Sağlıkta dönüşüm dedikleri şey bugün:
• MHRS kuyruğu,
• randevu bulamama,
• acilde saatlerce bekleme,
• hastanelerde yığılma,
Sağlık artık bir hak değil, bir lüks hâline geldi.

 

EĞİTİM SORUNU

Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir bilimsel temellerle değil, siyasal müdahalelerle yönetiliyor. Müfredattan sınav sistemine kadar sürekli değişen kararlar, çocuklarımızı da ailelerimizi de belirsizliğe mahkûm etmiş durumda.
Bugün eğitimdeki sorun çok nettir:
• Müfredat siyasallaştırılmıştır.
• Sınav sistemi her yıl değişmekte ve öğrenciler istikrarsız bir düzenin içinde bırakılmaktadır.
• Öğretmenler değersizleştirilmiş; güvencesiz çalışma, geçici öğretmenlik ve mülakat gibi
uygulamalarla mesleki saygınlığı zedelenmiştir.
• Okullarda hijyen, bakım ve fiziksel altyapı sorunları büyümektedir.
• Öğrencilerin ulaşım sorunu devam etmektedir.
• Okullarda yemek, beslenme ve temel ihtiyaçlar karşılanmıyor.
Eğitimde yaşanan bu tabloyu düzeltmeden, Türkiye’nin geleceğini güvence altına almamız
mümkün değildir.

BARINMA SORUNU

Türkiye bugün barınma krizinin tam ortasında:

• Kiralar astronomik seviyelerde
• Öğrenciler yurt bulamıyor
• Memur bile şehir merkezlerinde ev tutamıyor
• Gençler ailesiyle yaşamak zorunda kalıyor
Bu kriz, kontrolsüz göçün ve çarpık ekonomi politikalarının sonucudur.

 

LİYAKAT SORUNU

Türkiye’nin sorunu kurumsaldır, yönetseldir, adalet sorunudur.
• Liyakat yok edildi
• Kamu kurumları siyasi kadrolarla dolduruldu
• Devletin ciddiyeti kalmadı
• Yargıya güven yerle bir oldu
• Tarafsız olması gereken kurumlar partizanlaştı
Bir ülkede ehil kadrolar yoksa, hiçbir sorun çözülmez. Biz CHP olarak tam da burada fark yaratacağız. Biz liyakati geri getireceğiz. Devleti yeniden devlet yapacağız.

 

SİYASİ BASKI

İzmir’de, Ankara’da, İstanbul’da, Mersin’de, Adana’da… CHP’li belediyelerin projeleri yıllarca bekletiliyor. Çevre yatırımları durduruluyor, devlet yatırımı yapılmıyor, belediyeler engelleniyor, kaynaklar kesiliyor, cezalar yağdırılıyor, siyasi davalar açılıyor.
Bu bir idari tercih değildir. Bu doğrudan siyasal baskıdır. Ve bunu halk artık görüyor. Basın toplantısının sonunda “Bu ülke ayağa yeniden kalkacaksa bunu yapacak tek güç Cumhuriyet Halk Partisidir” sözlerine yer veren CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, sözlerini şöyle tamamladı;

TÜRKİYE BU DÜZENİ HAK ETMİYOR – BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEK GÜÇ CUMHURİYET HALK PARTİSİ’DİR

Türkiye bugün büyük bir dönüşümün eşiğindedir. İnsanlar artık geçinemiyor, barınamıyor, eğitim alamıyor, adalete güvenemiyor. Bu düzen sürdürülemez.Bu düzen değişmelidir. Ve o değişimi yapacak olan, bu kadrolar, bu örgüt, bu parti; yani Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Biz:
• Devleti yeniden akılla yöneteceğiz,
• Ekonomiyi yeniden bilime emanet edeceğiz,
• Liyakati geri getireceğiz,
• Siyasi kutuplaşmayı bitireceğiz,
• Halkın sesine göre siyaset üreteceğiz.
Çünkü bu ülke yeniden ayağa kalkacaksa;
bunu yapacak tek güç, Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Ege ve Türkiye

Ankara’da Acı Olay: eylem esnasında Emekli Polis Ali Şekeroğlu Yaşamını Yitirdi

Ankara’da Acı Olay: eylem esnasında Emekli Polis Ali Şekeroğlu Yaşamını Yitirdi ​Ankara’da Anayasa Mahkemesi (AYM) binası önünde emekli memurların seyyanen zam talebiyle düzenlediği eylem sırasında, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu geçim sıkıntısına dikkat çekerek intihar girişiminde bulundu. Beylik tabancasıyla ağır yaralanan Şekeroğlu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. ​Geçim Sıkıntısına Dikkat Çekti 🟦
Ege ve Türkiye

Su ürünleri sektörü Future Fish Eurasia’da buluştu

Su ürünleri sektörü Future Fish Eurasia’da buluştu   Future Fish Eurasia – 12. Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı ile AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı, Fuar İzmir’de başladı. 26 ülkeden 165 firma ve markanın yer aldığı organizasyon, su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünün uluslararası 🟦
Blog

Yeni akademik dönem açılış dersi ile başladı

EÜ Eczacılık Fakültesi 2026- 2027 Eğitim-Öğretim Yılı “Oryantasyon Programı” düzenledi Yeni akademik dönem açılış dersi ile başladı Köklü geçmişi ve tam akreditasyonuyla öne çıkan Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, yeni eğitim-öğretim yılını düzenlenen tören ve açılış dersiyle karşıladı. İZMİR(Ege Ajans)- Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesini kazanarak 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılında kayıt yaptıran 🟦
Fotoğraf yok
Blog

Denizli ilk kez TÜYAP Kitap Fuarı ile buluşmaya hazırlanıyor

Denizli ilk kez TÜYAP Kitap Fuarı ile buluşmaya hazırlanıyor 212 katılımcı ve yüzlerce yazar Denizli’de okurlarıyla buluşacak Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle, TÜYAP organizatörlüğünde ve Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğinde düzenlenecek Denizli TÜYAP Kitap Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında EGS Fuar Alanı’nda kapılarını açacak. 9 gün sürecek fuarda 212 yayınevi, 🟦
Blog

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu Açıklandı: Ölümlerde Korkutan Artış!

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu Açıklandı: Ölümlerde Korkutan Artış! EUDA verilerine dayanan 2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu yayımlandı. Prof. Dr. İ. Hamit Hancı’nın incelediği rapora göre doğrudan madde bağlantılı ölümler son bir yılda %30 arttı. Bonzai ve metamfetamin alarm veriyor. 2026 Raporu Alarm Veriyor: Uyuşturucu Kaynaklı Ölümler Durdurulamıyor! En Yaşlı Kurban 76 🟦
Ege ve Türkiye

Kalp Şok Cihazları Hayata bağlayan teknoloji İzmir’de yaygınlaşıyor

Kalp Şok Cihazları Hayata bağlayan teknoloji İzmir’de yaygınlaşıyor   İzmir Büyükşehir Belediyesi, hastane dışında meydana gelen ani kalp durmalarında erken müdahaleyi mümkün kılmak amacıyla Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarını kentin yoğun kullanılan noktalarına yerleştiriyor. İlk etapta 30 taşınabilir şok cihazı; aktarma durakları, metro ve İZBAN istasyonları, iskeleler, ana arterler ve 🟦
Blog

Ege Üniversitesinden Gazze’ye anlamlı destek

“Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut ve Gelecek” söyleşisi Ege Üniversitesinden Gazze’ye anlamlı destek Ege Üniversitesinde düzenlenen etkinlikte, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekilirken; akademik dayanışma, teknolojik bağımsızlık ve toplumsal sorumluluk mesajları verildi. İZMİR (Ege Ajans) – Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında “Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut 🟦
Eğitim

Bilim Kafe’de Gazze’de Üniversite Olmak Konuşuldu

Bilim Kafe’de Gazze’de Üniversite Olmak Konuşuldu İzmir Demokrasi Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ve Bilim İletişimi Ofisi iş birliğinde düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, “Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı söyleşi, Konak Salepçioğlu Camii Medresesi’nde gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu’nun desteği ve katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğin konuşmacısı Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. 🟦
Eğitim

Ege Üniversitesinden uluslararası “ALL IN ONE” çalıştayı

17 ülkeden çocuk cerrahları Ege Üniversitesinde bir araya geldi Ege Üniversitesinden uluslararası “ALL IN ONE” çalıştayı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, kuruluşunun 50. yılı etkinlikleri kapsamında “ALL IN ONE” çalıştayı ile taçlandırarak 17 farklı ülkeden gelen cerrahlara robotik ve torakoskopik cerrahide ileri düzey eğitim verdi. İZMİR(Ege Ajans)- 🟦
Çevre Ve İklim

Homeros’un Bornova’daki evine büyük dokunuş

Homeros’un Bornova’daki evine büyük dokunuş   Bornova Belediyesi Batı edebiyatının doğduğu yeri dünya mirası yapıyor   Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, efsanevi ozan Homeros’un yaşadığı kabul edilen mağaraları dünya turizmine kazandıracaklarını açıkladı. Yapılan tarihi araştırmalar doğrultusunda harekete geçtiklerini söyleyen Başkan Eşki, alanı aslına uygun estetik düzenlemelerle küresel bir cazibe merkezine 🟦