Akran zorbalığı, silahlı saldırılara mı evriliyor?

İzmir Emniyeti Uyuşturucu ve Silah Kaçakçılığına Darbe Vurdu

Akran zorbalığı, silahlı saldırılara mı evriliyor?

Silaha erişim kolaylığı sonuçları ağırlaştırıyor!
“Bulaşıcı etki” uyarısı; haber dili kritik rol oynuyor!

Şanlıurfa Siverek’te 16 kişinin yaralandığı ve Kahramanmaraş’ta 9 kişinin hayatını kaybedip 13 kişinin yaralandığı silahlı saldırıların ardından, bireysel silahlanma ve şiddetin toplumsal boyutu yeniden gündeme geldi.

Silahın yalnızca bir güvenlik aracı değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyolojik anlamlar taşıyan çok katmanlı bir olgu haline geldiğine dikkat çeken Adli Bilimler Uzmanı Prof. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey, “Ekranda gördüğü karakterlerin sorunları silahla çözdüğünü gören gençler, çatışma yönetiminde iletişim yerine fiziksel gücü ve silahı merkeze koymaya başlamaktadır. Bu da akran zorbalığının silahlı saldırılara evrilme riskini arttırmaktadır.” dedi.

Ateşli silahlara erişimin kolay olmasının, olayların sonuçlarını ağırlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, “Risk grubunda olan çocukların tespiti, takibi ve psikososyal olarak desteklenmeleri büyük önem taşımaktadır.” diye konuştu.

Bu tür olayların ardından “bulaşıcı etki” riskine de dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, “Büyük yankı uyandıran bu tür olayların ardından benzer olayların yaşanma ihtimali artmakta, bulaşıcı etki göstermektedir. Sosyal medyada çok görünür kılınması benzerlerinin olma ihtimalini güçlendirmektedir, bu nedenle sosyal medyada ve haberlerin verilmesinde kullanılan dile dikkat edilmeli.” dedi.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırı ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Ayser Çalık Ortaokulu’nda 9 kişinin hayatını kaybettiği, 13 kişinin yaralandığı saldırıların ardından, gözler yeniden bireysel silahlanma ve şiddetin toplumsal boyutlarına çevrildi.
Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Bölümü’nden Prof. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey, yaşanan olayların sadece bireysel değil, çok katmanlı bir sorun olduğuna dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu.

Silah edinmenin üç temel nedeni: Savunma, aidiyet, kimlik

Prof. Dr. Sarıbey, bireylerin silah edinme motivasyonlarını üç ana başlıkta toplandığını belirterek, “İnsanlar savunma, kültürel aidiyet ve psikolojik kimlik inşası olmak üzere üç temel nedenle silah sahibi olmaktadırlar. Savunma odaklı yaklaşımda bireyler, suç mağduru olma korkusu ve güvenlik yetersizliği algısıyla silahı son bir sığınak olarak görürler. Sosyolojik açıdan silah, aileden gelen bir gelenek, avcılık veya atıcılık gibi alt kültürlere aidiyet hissi veren bir sosyalleşme aracıdır. Psikolojik çalışmalarda ise silahın, bireye kaybolan kontrol hissini geri verdiği ve maskülen güç sembolü olarak işlev gördüğü vurgulanır.” dedi.

“Silah etkisi” saldırganlığı tetikleyebiliyor

Bazı toplumlarda silah sahipliğinin politik bir anlam da taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Sarıbey, “Silah, devlete karşı bireysel özgürlüğün ve sivil hakların korunması gibi bir anlam yüklenerek de sahiplenilebilmektedir. Ancak ‘Silah Etkisi’ teorisi, korunma amaçlı bile olsa silahın varlığının saldırganlık dürtülerini tetikleyebileceğine dikkat çekmektedir. Özetle silah, yalnızca bir araç değil; hem somut bir güvenlik arayışını hem de soyut bir güç ve kimlik tanımını temsil etmektedir. Bu motivasyonlar, bireyin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik çevre ve hukuki düzenlemelerle doğrudan ilişkilidir. Nihayetinde silah edinme kararı, rasyonel bir korunma ihtiyacı ile derin psikolojik gereksinimlerin birleşimidir.” diye konuştu.

Dijital içerikler gençlerin risk algısını zayıflatıyor

Medyanın ve dijital içeriklerin etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, “Silahın filmler, diziler, video oyunları ve sosyal medya aracılığıyla estetik bir unsur gibi sunulması, en başarılı, en adaletli, en güçlü karakterlerin silah kullanıyor olmaları gençlerin risk algısını köreltmektedir. Ekranda gördüğü karakterlerin sorunları silahla çözdüğünü gören gençler, çatışma yönetiminde iletişim yerine fiziksel gücü ve silahı merkeze koymaya başlamaktadır. Bu da akran zorbalığının silahlı saldırılara evrilme riskini arttırmaktadır.” ifadesinde bulundu.

Şiddet gündelik hayatın parçası haline geliyor

Şiddetin gündelikleştiğine işaret eden Prof. Dr. Sarıbey, “Sürekli şiddet ve suç içeriklerine maruz kalmak bireyleri şiddete karşı duyarsızlaştırmakta ve şiddetin sıradan bir çözüm yöntemi olarak görülmesine neden olmaktadır. Eskiden husumet, namus temelli olan ateşli silahla öldürme- yaralama olayları, artık trafikteki bir tartışma, sosyal medyadaki bir atışma meselesine indirgenmiş durumdadır.” dedi.

Güvensizlik algısı bireysel silahlanmayı artırıyor

Modern yaşamın getirdiği güvensizlik algısının da bireysel silahlanmayı tetiklediğini belirten Prof. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey, “Şehir hayatındaki belirsizlikler, suç oranlarına ilişkin algısal artış ve cezaların caydırıcılığına yönelik güvensizlik, bireyleri kendi güvenliğini kendisinin sağlama düşüncesine itmektedir. Silah bu noktada yapay bir kontrol hissi sunmaktadır. Özellikle ataerkil toplumlarda silah, otorite ve statü simgesi olarak görülmekte, sosyal medyanın da etkisiyle bir kimlik inşası aracına dönüşmektedir” diye konuştu.

Silaha erişim kolaylığı sonuçları ağırlaştırıyor

Ateşli silahlara erişimin kolay olmasının, olayların sonuçlarını ağırlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:
“Ateşli silahlara erişimi sınırlayabilmek adına teminin önlenmesi için denetim ve takiplerin arttırılması, var olan silahların dolaşımdan çıkartılması için ceza muafiyeti ve teşvik edici sistemler kullanılarak teslim edilmelerinin sağlanması gerekmektedir. Risk grubunda olan çocukların tespiti, takibi ve psikososyal olarak desteklenmeleri büyük önem taşımaktadır. Ruhsatsız silah taşımanın cezası ertelemeye tabi olmayacak kadar ağırlaştırılmalı, ruhsatlı silah sahibi olan kişilerin silaha erişimi zorlaştıracak her türlü önlemi almaları zorunlu tutulmalıdır.”

Denetim, eğitim ve psikososyal destek şart

Risk grubundaki çocukların erken tespitinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Sarıbey, “Okullarda ve rehberlik ve destek birimlerinde öfke kontrolü, çatışma çözme becerileri üzerine zorunlu programlar periyodik olarak uygulanmalıdır. Silahın kullanımının yüceltildiği yapımlara yönelik denetimlerin artırılması ve toplumsal şiddeti normalize eden dilden kaçınılması sıkı biçimde takip edilmelidir.” ifadesinde bulundu.

“Bulaşıcı etki” uyarısı: Haber dili kritik rol oynuyor

Bu tür olayların ardından “bulaşıcı etki” riskine de dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, “Büyük yankı uyandıran bu tür olayların ardından benzer olayların yaşanma ihtimali artmakta, bulaşıcı etki göstermektedir. Sosyal medyada çok görünür kılınması benzerlerinin olma ihtimalini güçlendirmektedir, bu nedenle sosyal medyada ve haberlerin verilmesinde kullanılan dile dikkat edilmesi, psikolojik destek mekanizmalarının etkin işletilmesi büyük önem taşımaktadır. Çocuklarımız geleceğimizdir, her birinin sağlıklı, mutlu, huzurlu bireyler olmaları tüm toplumun sorumluluğunda olduğu unutulmamalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Gündem

AK Parti İzmir’de Sokağa çıktı: Partililer “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları!” Kapsamında sokağa çıktı

AK Parti İzmir’de Sokağa çıktı: Partililer “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları!” Kapsamında sokağa çıktı AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “İzmir’e duyduğumuz sevgi ve üstlendiğimiz sorumlulukla bir aradayız” AK Parti,  81 ilde eş zamanlı  sokağa indi. AK Parti İzmir İl Başkanılığında bir basın  toplantısı düzenlendi. Düzenlenen toplantıya İzmi milletvekilleri, AK Partli 🟦
Ege ve Türkiye

Ankara’da Acı Olay: eylem esnasında Emekli Polis Ali Şekeroğlu Yaşamını Yitirdi

Ankara’da Acı Olay: eylem esnasında Emekli Polis Ali Şekeroğlu Yaşamını Yitirdi ​Ankara’da Anayasa Mahkemesi (AYM) binası önünde emekli memurların seyyanen zam talebiyle düzenlediği eylem sırasında, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu geçim sıkıntısına dikkat çekerek intihar girişiminde bulundu. Beylik tabancasıyla ağır yaralanan Şekeroğlu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. ​Geçim Sıkıntısına Dikkat Çekti 🟦
Ege ve Türkiye

Su ürünleri sektörü Future Fish Eurasia’da buluştu

Su ürünleri sektörü Future Fish Eurasia’da buluştu   Future Fish Eurasia – 12. Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı ile AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı, Fuar İzmir’de başladı. 26 ülkeden 165 firma ve markanın yer aldığı organizasyon, su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünün uluslararası 🟦
Blog

Yeni akademik dönem açılış dersi ile başladı

EÜ Eczacılık Fakültesi 2026- 2027 Eğitim-Öğretim Yılı “Oryantasyon Programı” düzenledi Yeni akademik dönem açılış dersi ile başladı Köklü geçmişi ve tam akreditasyonuyla öne çıkan Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, yeni eğitim-öğretim yılını düzenlenen tören ve açılış dersiyle karşıladı. İZMİR(Ege Ajans)- Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesini kazanarak 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılında kayıt yaptıran 🟦
Fotoğraf yok
Blog

Denizli ilk kez TÜYAP Kitap Fuarı ile buluşmaya hazırlanıyor

Denizli ilk kez TÜYAP Kitap Fuarı ile buluşmaya hazırlanıyor 212 katılımcı ve yüzlerce yazar Denizli’de okurlarıyla buluşacak Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle, TÜYAP organizatörlüğünde ve Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğinde düzenlenecek Denizli TÜYAP Kitap Fuarı, 17-25 Ekim 2026 tarihleri arasında EGS Fuar Alanı’nda kapılarını açacak. 9 gün sürecek fuarda 212 yayınevi, 🟦
Blog

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu Açıklandı: Ölümlerde Korkutan Artış!

2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu Açıklandı: Ölümlerde Korkutan Artış! EUDA verilerine dayanan 2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu yayımlandı. Prof. Dr. İ. Hamit Hancı’nın incelediği rapora göre doğrudan madde bağlantılı ölümler son bir yılda %30 arttı. Bonzai ve metamfetamin alarm veriyor. 2026 Raporu Alarm Veriyor: Uyuşturucu Kaynaklı Ölümler Durdurulamıyor! En Yaşlı Kurban 76 🟦
Ege ve Türkiye

Kalp Şok Cihazları Hayata bağlayan teknoloji İzmir’de yaygınlaşıyor

Kalp Şok Cihazları Hayata bağlayan teknoloji İzmir’de yaygınlaşıyor   İzmir Büyükşehir Belediyesi, hastane dışında meydana gelen ani kalp durmalarında erken müdahaleyi mümkün kılmak amacıyla Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarını kentin yoğun kullanılan noktalarına yerleştiriyor. İlk etapta 30 taşınabilir şok cihazı; aktarma durakları, metro ve İZBAN istasyonları, iskeleler, ana arterler ve 🟦
Blog

Ege Üniversitesinden Gazze’ye anlamlı destek

“Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut ve Gelecek” söyleşisi Ege Üniversitesinden Gazze’ye anlamlı destek Ege Üniversitesinde düzenlenen etkinlikte, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekilirken; akademik dayanışma, teknolojik bağımsızlık ve toplumsal sorumluluk mesajları verildi. İZMİR (Ege Ajans) – Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında “Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut 🟦
Eğitim

Bilim Kafe’de Gazze’de Üniversite Olmak Konuşuldu

Bilim Kafe’de Gazze’de Üniversite Olmak Konuşuldu İzmir Demokrasi Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ve Bilim İletişimi Ofisi iş birliğinde düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, “Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı söyleşi, Konak Salepçioğlu Camii Medresesi’nde gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu’nun desteği ve katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğin konuşmacısı Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. 🟦
Eğitim

Ege Üniversitesinden uluslararası “ALL IN ONE” çalıştayı

17 ülkeden çocuk cerrahları Ege Üniversitesinde bir araya geldi Ege Üniversitesinden uluslararası “ALL IN ONE” çalıştayı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, kuruluşunun 50. yılı etkinlikleri kapsamında “ALL IN ONE” çalıştayı ile taçlandırarak 17 farklı ülkeden gelen cerrahlara robotik ve torakoskopik cerrahide ileri düzey eğitim verdi. İZMİR(Ege Ajans)- 🟦