Anadolu’nun unutulan yerli üzümleri zirveye çıktı
Anadolu’nun yerel üzümlerini yenilikçi yöntemlerle işleyen Akberg Firması, dünyanın en prestijli yarışmalarından ABD’li IWSC tarafından en iyi yerli üzüm üretici firması seçildi.
Türkiye yerli üzümü, Ege kıyılarından gelen büyük bir zaferle dünya sahnesindeki yerini sağlamlaştırıyor. Dünyaca ünlü Efes antik kentine komşu Gökçealan köyünde üretim yapan Akberg, Uluslararası Şarap ve İçki Yarışması (IWSC) tarafından 2025 Kırmızı İçecek Üreticisi Ödülü’ne layık görüldü.
Bu ödül, firmanın sadece madalya kazanan içkileri değil, aynı zamanda Anadolu’nun kadim üzüm çeşitlerini modern bir hassasiyetle yeniden yorumlama vizyonunu da tescilledi.
YERLİ ÜZÜMÜN DİRİLİŞİ
CEO Güney Köse liderliğindeki Akberg ekibi, başarısını büyük ölçüde yerel değerlere sahip çıkmasına borçlu. Jüri üyeleri, Akberg’in özellikle Erciş Karası, Osmanca ve Papazkarası gibi Türkiye’ye özgü üzüm çeşitlerini, dünyanın en iyileriyle rekabet edebilecek seviyeye taşımasındaki kararlılığını övgüyle karşıladı. Kırmızı şarap portföyünde gösterilen tutarlılık, kalite ve yaratıcılık, ödülün Türkiye’ye gelmesinde belirleyici rol oynadı.
ANADOLU ÇÖZÜMÜ
CEO Güney Köse, “Akberg, geleneksel bağcılığı inovasyonla birleştirerek sektörde fark yaratıyor. Özellikle ‘Kabuğunda’ serisiyle uyguladıkları öncü ‘enrobe içecek yöntemi’ dikkat çekiyor. Bu teknikte; Emir ve Narince gibi beyaz üzümler, Boğazkere ve Cabernet Sauvignon gibi kırmızı üzümlerin kabuklarında masere ediliyor. Sonuç olarak; iklim değişikliğiyle birlikte artan ‘daha taze ve hafif içcek’ talebine, aromatik ve sıcak iklimlere uygun özgün bir cevap veriliyor” dedi.
DÜNYA MUTFAĞI MENÜSÜNE GİREN İLK TÜRK İÇECEĞİ
IWSC Altın Madalyalı Lethe Erciş Karası ‘21, bu yıl Houston’daki bir Michelin yıldızlı restoranın sezonluk tadım menüsüne giren ilk Türk yerli üzüm ürünü içeceği olarak tarihe geçti. İstanbul’dan Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, seçkin restoranların listelerine girmeyi başaran marka, Türk yerli üzüm içeceği potansiyelini kanıtlıyor. CEO Güney Köse, bu başarının arkasındaki motivasyonu şu sözlerle özetliyor: “Tüm riskleri-jeopolitik, finansal ve sosyolojik-biz alıyoruz; Çünkü Türk şarabı dünya sahnesinde hak ettiği yeri almalı. IWSC jürisinin, Akberg’i ‘Anadolu’nun benzersiz yerli üzüm içeceği DNA’sını netlik ve ustalıkla sunması’ nedeniyle övmesi, Türkiye’nin yerli üzümünün en eski yurtlarından biri olan bu toprakların önemini bir kez daha dünyaya hatırlattı.” şeklinde açıklama önemli!
